burası düzenlencek

Nurettin Yıldız

nurettin@yildiz.com

15 Aralık 2017 / Cuma 19:05:00

AĞAÇLAR DA ŞAHİT-1

Peygamber aleyhisselam, çocuğuna söz dinletemediğini söyleyip yakınan babaların örneğidir. Allah Teâlâ, onu kadına ve erkeğe örnek olarak gönderdiğini buyuruyor.

 

Bir müminin namazı Resûlullah’ın namazına benzerse Allah onu namaz diye kabul ediyor. Hac onun haccına benzerse kabul ediliyor. Şablon odur. Aile çilesi karşısında, siyaset dertlerinde ve toplumun insanlaşması için verilen mücadele esnasında da insan ona benzediği kadar Müslüman olur. O namazın da haccın da orucun da kocalığın ve kadınlığın da evlatlığın da babalığın da örneğidir.

 

63 yıllık ömrüne 63’ün yüzlerce katı çile sığan ve bütün bunları Allah’ın en sevgili kulu olmasına rağmen yaşayan o Peygamber aleyhisselamı, insanlığın bugünkü kadar anlamaya muhtaç olduğu bir zaman belki hiç yaşanmamıştır. Kendimizi hâlâ psikologların kapısına mahkûm hissettiğimiz dünyamızda henüz psikolojin p’sinin olmadığı bir devirde, ölmüş yürekleri hayatla buluşturmuştu.

 

Kâinatın efendisi Resûlullah aleyhissalatu vesselam, mübarek vücudundan kanları akar hâlde şöyle dua etmiş, Rabbine dilekçesini arz etmiştir:

“Allah’ım! 

Güçsüz kaldığımı, çaremin tükendiğini, insanların beni hor görmesini Sana şikâyet ediyorum.

Ey merhamet edenlerin en merhametlisi,

Sen gerçekten Erhamu’r-râhimînsin. Beni kime bıraktın?

 

Beni bir yabancının eline mi ittin? Yoksa bana zulmedecek bir düşmanın eline mi saldın beni Allah’ım! Ama ey Rabbim, Senden bana bir gazap gelmesin de ben bu başıma gelenlere razıyım. Yine de Sen bana afiyet verir, beni bu dertlerden kurtarırsan bunu da çok hoş karşılarım.

Ey Rabbim, görevimi yapamadım diye Senden bana bir gazap inecek, başıma bir felaket gelecek olursa ben yine Senin dünyayı ve ahireti aydınlatan yüzünün nuruna sığınırım.

 

Beni himaye edeceksen Sen edeceksin Allah’ım.

Ey Rabbim! Sen bu görüntüden hoşnut isen benim hiçbir şikâyetim yok. Zaten Senden başka da hiçbir güç ve kuvvetim yok Allah’ım.”

Dikkat ediniz, şikâyet etmiyor. Rabbiyle konuşuyor, serseri çocuklar tarafından taşlanmasını gündemine almıyor da şayet Rabbi razıysa kendisinin de razı olduğunu söylüyor. 

 

Şimdiye kadar psikologlara verecek paramız kadar ona teslim edecek yüreklerimiz çoktan olmalıydı. O zaman acılarımızdan bile zevk alır, daha huzurlu yaşardık.

 

Bu Peygamber’in, en çok sevilen olduğu hâlde en çok derde muhatap edilmiş Peygamber’in, ne demek istediğini anlayabilmek için bir süreliğine zihinlerimizi dünyadan uzaklaştırmalı, modern dünyamıza onu etki ettirebildiğimiz kadar Müslüman olabileceğimiz gerçeğini iyi düşünmeliyiz. Nihayetinde onun hayatımıza etkisi, adı anılınca gözyaşı döküyor olmamızla tam olarak ispat edilebilecek bir şey değildir.

 

Ağlamalar gazımızı çıkarmaktan ibaret seviyede kaldıklarında neticede birer şeytan tuzağıdırlar zaten. Ağlamak yerine dik durup onun hayatından kendi hayatımıza dersler çıkarabilen müminler olmalıyız. Bu ümmetin vazifesi, Resûlullah aleyhisselamın mevlidini anlatan şiirleri dinlemekten ibaret değildir. O şiirdir, edebiyattır, tesellidir.

 

Ümmetin vazifesi, Resûlullah’ı önünde lokomotif gibi takip ederek çetin kayaları onunla aşmaktır. Ona ümmet olmamızın sebebi budur. Aişe anamız, Resûlullah Efendimiz’e şöyle demiş: “Ya Resûlallah, Uhud’da çok eziyet çektin, mübarek dişin yaralandı, vücudundan kan akıyordu. Uhud gününden daha şiddetli bir günün var mı?”

 

Resûlullah aleyhisselam bu soruya şöyle cevap veriyor: “Nasıl olmaz Aişe… Taif’ten dönüşüm hayatımın en zor günüydü. Serseri çocuklara beni taşlattılar, umut için gittiğim dayı çocuklarım Mekkelilerden daha kötü çıktı. Sonra geri dönerken bir ağaç kütüğüne yaslandım da Cebrail gelip bana şöyle dedi: ‘Muhammed, şimdi senin çektiğini Allah gördü ve dağları yöneten meleğe emretti; eğer sen bu seni taşlatanlardan intikam almak istiyorsan o melek iki dağ arasında onları ezecek. Bunu istiyor musun?’

O zaman ben ona dedim ki: Yok, öyle olmasın. Bunlar cahil insanlar, bilmiyorlar. Bunlar gider, çocuklarından biri gelir de belki bir gün ‘lâ ilâhe illallâh’ der.”

 

 

 

Toplam 0 Yorum Yapıldı
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Gencgazete.net sorumlu tutulamaz.

Yazarın Diğer Yazıları

İŞVEREN VE İŞÇİLERİ /

08 Aralık 2018 / Cumartesi 11:00:25

UYKU İLE BAŞLAYABİLİRİZ /

30 Kasım 2018 / Cuma 17:02:51

ÖLENE KADAR ANNELİK BABALIK /

24 Kasım 2018 / Cumartesi 17:51:55

GÖZ BOYAMA MEDENİYETİ /

02 Kasım 2018 / Cuma 18:03:35

EN ESKİ MESELE:AİLE /

26 Ekim 2018 / Cuma 18:56:29

BİR KAFA YETMEZ /

19 Ekim 2018 / Cuma 17:46:49

ASHABI ANLAMAK… /

12 Ekim 2018 / Cuma 18:08:36

AĞLAMA VAKTİ DEĞİLDİR /

28 Eylül 2018 / Cuma 17:31:00

HER ŞEY ADIM ADIM /

21 Eylül 2018 / Cuma 18:19:15

KİM ŞANSLI? /

14 Eylül 2018 / Cuma 17:29:51



SabahÖğleİkindiAkşamYatsı
Nöbetçi Eczaneler

Deva Eczanesi

Süleymaniye Mah. Gönülaçan Sok. No: 5/B

Telefon:711 9111

Nöbet Saati:18:30-08:30

Çınaraltı Eczanesi

Süleymaniye Mah. Destan Sok. Özel Aritmi Hast. Acil Karşısı

Telefon:715 1092

Nöbet Saati:18:30-01:00

Takımlar O Av P
1 Sakaryaspor 16 19 38
2 Samsunspor 16 15 36
3 Sarıyer 16 10 35
4 Keçiörengücü 16 10 34
5 Kastamanuspor 1966 16 18 30
6 Sancaktepe Belediyespor 16 17 30
7 B.B. Bodrumspor 16 0 27
8 Utaş Uşakspor 16 5 22
9 Amed S.F 16 4 21
10 Gümüşhanespor 16 -1 18
11 Hacettepe Spor 16 -5 18
12 Niğde Anadolu F.K 16 -4 17
13 Eyüpspor 16 -5 17
14 İnegölspor 16 -6 17
15 Bayrampaşa 16 -13 10
16 Ankara Demirspor 16 -14 7
17 Manisaspor 16 -26 -1
18 Gaziantepspor 16 -25 -10