burası düzenlencek

Ahmet Taştan

18 Haziran 2018 / Pazartesi 19:28:55

TOLSTOY’UN EĞİTİMCİLİĞİ

Sıradan bir seminer konuşması yapması gerekiyordu. Lakin heyecan, gönlünün yakasını bırakmıyordu. Eğitimcilere, eğitim anlatmak sıkıcı olabileceği ihtimalini dikkate alarak mümkün mertebe akıcı, etkili, bol örnekli konuşması gerekiyordu.

Tolstoy’u daha önceleri okumuştu. Hayatının sınırlarını bilemese de ana hatlarını ve en önemlisi yazarlığını biliyordu. Askerlik yıllarında okuduğu halk hikâyelerinde Tolstoy sanki İslam menkıbelerinden esinlenmişti.  Sonra Diriliş isimli kitabını üslubunu hatırladı. Bir masanın etrafındaki on iki kişiyi o kadar net tasvir etmişti. Okuyucu olarak hiç sıkılmadan izlemişti her birini.

Şimdi anlı-şanlı ve meşhur bir Rus yazarı değil de bir Rus soylusu olarak, bir kont olarak sade bir hayat yaşayan köylüleri eğitimi için kendisini adamış olması ile dikkat çekiyordu. Peki, neler demiş düşünürümüz:     

“Tolstoy’un kişinin kendini ıslah etmeyi düşünmeyerek, önce yakınlarını ve çocuklarını yetiştirme sevdasına düştüğünde, eğitimin çok güç bir iş olduğu görüşünü vurgular. Eğitimci sözleri ile değil, hayatı ile örnek bir kişi olmalıdır.”  Cümlesini okuyunca kendi kültürüne daldı adam.

 

Bu anlayışın bizim inanç ilkelerimizle ilişkisini söylemeye bile gerek yoktur diye düşündü. “Hikmet müminin yitik malıdır onu nerede görse alır” fehvasınca kendi nefsini eğitememiş bir adam öğretmen olmamalıdır. “Yapmadığınız şeyleri söylemeniz Allah katında büyük günahtır” ifadesinde sözü özü bir adam olmayı salık vermiyor muydu?

 

Tüm değişimlerin başlangıç noktasının merkezinde insanın nefsi olmalıdır. Demek ki yazar ince düşüncenin merkezini bulmuş. Eğitim ve ıslah kelimeleri üzerinden eğitime yaklaşmak hakikatli bir iş olduğunu fark eden yazarın cümlelerinden öğrenmek üzdü onu.

 

 Adam okumalarından anladığı kadarıyla okumuş, kendini geliştirmiş bir adam olarak Tolstoy, idealindeki okulu kurmak için düşünmeye başlar, derdi olan bir insandır Tolstoy, Avrupa’nın okullarına gider, sınıflara girer lakin aradığını bulamaz.

 

Kendi soylulardandır ama köylüler arasında kalmayı tercih eder mütevazı biri olarak. Yaşadığı dönemin eğitim anlayışını eleştirisi ile başlar düşünmeye.

Bu bir peygamberin toplumunun içinde bulunduğu ahlaksız inançsız durumdan rahatsız olması ve inzivaya çekilmesini andırmıştır. Özgürlüğüne düşkün, sosyal sorumluluk sahibi bir ruh taşımaktadır içinde. Kaç yazarın içine düşer bu ateş.

 

Bu öyle bir ateştir ki fikir çilesine dönüştürür işi. O ateşin alevi tüm bedenini sarmıştır. Her hücresi ışığını ve ısısını bu ateşten alır.

“Soru şuydu: Eğitim nasıl olmalıydı?

Cevap da buydu: Bireyin ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir eğitimin amaçları ve içeriği nasıl belirlenmeliydi?


Tolstoy’un eğitim alanına yönelmesini sağlayan asıl süreç en genel hatlarıyla sanat ve edebiyatın özelde ise kendi yazdıklarının amacına ulaşıp ulaşmadığını sorguladığı bir dönemde ortaya çıkmıştır.

 

Sanatın amacı neydi? Tolstoy ne için ya da kim için yazıyordu? Yazdıkları amacına ulaşabiliyor muydu? Tolstoy, Rus yazarları kim için yazıyor?” diye okuduğu satırları hatırladı.

 

Çok vurucu cümleler kurulmuştu. Bu dert her dönemde okuyan düşünen insanların içinde yer ederdi Adam bunları okudukça öğretmenler arkadaşlarına nasıl anlatmak gerektiğini bildi.

 

“Tolstoy eğitimin ücretsiz ve gönüllü olması gerektiğine inanırdı. Çocuklar öğrenmeye kendi rızalarıyla gelmeliydiler, zira eğer eğitim  iyi bir şey ise, soludukları hava kadar gerekli görülmeliydi” son cümleyi ağır ağır telaffuzla söyleyecek ve sözü bitirecekti.

 

 

                                                                                       

Toplam 0 Yorum Yapıldı
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Gencgazete.net sorumlu tutulamaz.

Yazarın Diğer Yazıları

BAŞKANI KİME SORMALI? /

15 Kasım 2018 / Perşembe 20:06:33

LİDERİN ÖLÜMÜ /

11 Kasım 2018 / Pazar 15:51:59

SİYASET-İ MÜNAFİKUN /

06 Kasım 2018 / Salı 01:41:08

SENE-İ DEVRİYE /

05 Kasım 2018 / Pazartesi 16:21:27

“DİNDEN SOĞUTUYORSUNUZ!!!” /

29 Ekim 2018 / Pazartesi 17:22:01

SÖZÜN GÜCÜ /

26 Ekim 2018 / Cuma 14:27:20

“ANDIMIZ” MUHABBETLERİ /

23 Ekim 2018 / Salı 17:39:32

BAŞKAN KURULTAYDA /

17 Ekim 2018 / Çarçamba 17:50:59

ETKİLEYİCİ BİR HİKÂYE ÖDEVİ /

12 Ekim 2018 / Cuma 10:09:27

60 YILLIK VEFA ya da BİR HATIRATIN PEŞİNDEN /

08 Ekim 2018 / Pazartesi 18:31:11



SabahÖğleİkindiAkşamYatsı
Nöbetçi Eczaneler

Deva Eczanesi

Süleymaniye Mah. Gönülaçan Sok. No: 5/B

Telefon:711 9111

Nöbet Saati:18:30-08:30

Çınaraltı Eczanesi

Süleymaniye Mah. Destan Sok. Özel Aritmi Hast. Acil Karşısı

Telefon:715 1092

Nöbet Saati:18:30-01:00

Takımlar O Av P
1 Sarıyer 12 12 30
2 Sakaryaspor 12 8 26
3 Samsunspor 12 8 26
4 Sancaktepe Belediyespor 12 13 23
5 Keçiörengücü 12 4 22
6 Kastamanuspor 1966 12 7 21
7 Utaş Uşakspor 12 9 21
8 B.B. Bodrumspor 12 3 21
9 Amed S.F 12 -1 15
10 Niğde Anadolu F.K 12 -2 14
11 Hacettepe Spor 12 -7 14
12 Gümüşhanespor 12 -1 13
13 İnegölspor 12 -6 10
14 Bayrampaşa 12 -6 9
15 Eyüpspor 12 -7 8
16 Ankara Demirspor 12 -11 5
17 Gaziantepspor 12 -11 -4
18 Manisaspor 12 -16 -4