İnegöl'de 4 yıl görev yaptı

25 Mart 2019 / Pazartesi 13:38:04 | KÜLTÜR & SANAT |

Muhteşem Yüzyıl'da Tuncel Kurtiz tarafından canlandırılan Kanuni'nin Şeyhülislâmı Ebussuûd Efendi’nin İnegöl'de İshakpaşa Medresesi'nde 4 yıl görev yaptığını biliyor muydunuz?

Ebussuûd Efendi, “Müftilenâm, şeyhülislâm, sultânü’l-müfessirîn, hâtimetü’l-müfessirîn, muallim-i sânî, allâme-i kül, Hoca Çelebi, Ebû Hanîfe-i Sânî” unvanlarıyla anılır. Ebussuûd ismiyle anılsa da asıl adı Muhammed’dir. Ebussuûd Efendi, 30 Aralık 1490’da İstanbul yakınlarındaki Metris-Müderris köyünde dünyaya geldi. Ailesi Çorum’a bağlı İskilip’ten olup babası Şeyh Muhyiddin Muhammed Yavsî İskilip’e bağlı İmâd (Direklibel) köyündendir.

SİVASÎ TEKKESİ

Fâtih Sultan Mehmed’in oğlu Şehzade Bayezit’in Amasya sancak beyliği sırasında sevgisini ve dostluğunu kazanan Şeyh Muhyiddin, Bayezit’in padişah olmasından kısa bir süre sonra İstanbul’a davet edilmiş ve Sultanselim civarında kendisi için bir tekke inşa ettirilmiştir. (bu tekke daha sonra Sivâsî Tekkesi diye tanınmıştır)

HÜNKÂR ŞEYHİ

Ebussuûd’un babası Şeyh Yavsî veya Sultan II. Bayezit’e yakınlığı dolayısıyla “hünkâr şeyhi” diye de bilinir. Annesi Sultan Hatun’un, Ali Kuşçu’nun kızı olduğu tahmin edilmektedir. Dedesi Mustafa el-İmâd da (İmâdî) Ali Kuşçu’nun kardeşidir.

Ebussuûd Efendi ilk tahsilini babasının yanında yaptı. Ondan Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin kelâma dair Hâşiyetü’t-Tecrîd ve Şerhu’l-Mevâkıf, belâgata dair Hâşiye ale’l-Mutavvel adlı eserleriyle çeşitli tefsir kitaplarını okudu. Daha sonra Müeyyedzâde Abdurrahman Efendi, Mevlânâ Seydî-i Karamânî ve bazı kaynakların verdiği bilgilere göre İbn Kemal’den ders aldı. Hocası Mevlânâ Seydî-i Karamânî’nın kızı Zeyneb Hanım’la evlendi. Bu evlilikten Ahmet, Mehmet, Mustafa adlarında üç oğlu ile Hatice, Rahime ve Kerime adlarında üç kızı olmuştur.

EBUSSUÛD EFENDİ’NİN YAPTIĞI VAZİFELER

Ebussuûd Efendi ilk olarak Yavuz Sultan Selim döneminde 1516’da Çankırı Medresesi’ne, buraya gitmekte tereddüt göstermesi üzerine de İnegöl İshak Paşa Medresesi’ne tayin edildi. 1520’de buradaki görev süresi sona erince ertesi yıl Dâvud Paşa Medresesi’nde, bir yıl sonra da Mahmud Paşa Medresesi’nde görevlendirildi. 1525 yılında Vezir Mustafa Paşa’nın Gebze’de inşa ettirdiği medreseye tayin edildi. Bir yıl sonra Bursa Sultâniye pâyesine lâyık görülen Ebussuûd Efendi 1528’de Medâris-i Semâniyye’den Müftü Medresesi’ne müderris oldu. Beş yıl bu vazifede kaldıktan sonra önce Bursa, Kasım 1533’te İstanbul kadılığına getirildi.

Korfu seferi sırasında Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinin azletmesi üzerine Ağustos 1537’de Rumeli kazaskerliğine tayin edildi ve hemen sefere katıldı. Kara Boğdan, Estergon ve Budin seferlerinde padişahın yanında yer aldı. Budin’in fethinden sonra şehirde ilk cuma namazı onun tarafından kıldırıldı. Sekiz yıl Rumeli kazaskeri olarak görev yapan Ebussuûd Efendi Ekim 1545’te Fenârîzâde Muhyiddin Efendi’nin yerine şeyhülislâm oldu.

Ebussuûd Efendi kazaskerliği ve şeyhülislâmlığı sırasında özellikle ilmî rütbe, mevki ve kademeleri sistematik bir düzene kavuşturmaya çalıştı. Onun Rumeli kazaskerliğine kadar sistemli bir mülâzemet usulü yoktu. Bu durum birtakım şikâyetlere yol açınca Kanûnî’nin emriyle meselenin halli için görevlendirildi. Ebussuûd Efendi önce her pâyede âlimlerin ne kadar mülâzım vereceklerini tesbit etti, daha sonra da yedi yılda bir mülâzemet usulünü kanunlaştırdı. Medreselerden mezun olan dânişmendlerin kazaskerlerin meclisindeki “matlab” veya “rûznâme”denilen deftere kaydolarak sıra beklemeleri şartını getiren bu usul bazan ihlâl edilmişse de uzun yıllar düzenli şekilde uygulanmıştır.

ŞEYHÜLİSLAMLIK MAKAMININ ÖNEM KAZANMASI

Ebussuûd Efendi’nin şeyhülislâm olması bu kurumu diğer ilmî müesseselerin üstüne çıkarmıştır. Ondan önce şeyhülislâm maaşı günlük 200 akçe iken İrşâdü’l-akli’s-selîm adlı tefsirinin bir bölümünü Kanûnî Sultan Süleyman’a takdim etmesi üzerine Bayezit müderrisliğiyle beraber 300 akçe zam yapılarak maaşı günlük 500 akçeye çıkarıldı. Tefsirini tamamlayınca maaşı 100 akçe daha arttırılarak şeyhülislâm yevmiyesi 600 akçe oldu. Böylece şeyhülislâmlık hem maddeten hem de mânen kazaskerliğin üstüne çıkarıldı. Ayrıca yüksek seviyedeki müderrislerle mevleviyet kadılarını tayin etme yetkisi şeyhülislâmlara verildi. Şeyhülislâmlığın önemi artınca kazasker, mevleviyet kadıları veya müderrislerden uygun görülen birinin bu makama gelebilmesi için önce Rumeli kazaskeri olması şartı kondu.

BEŞİK ULEMALIĞI NE ZAMAN BAŞLADI?

İlmiye teşkilâtına çeki düzen veren İlmiye Kanunnâmesi muhtemelen Ebussuûd Efendi tarafından hazırlanmıştır. Öte yandan ilmiye mesleğindeki ilk bozulmalar da Ebussuûd Efendi’nin şeyhülislâmlığı döneminde görülmeye başlandı. İstanbul, Edirne ve Bursa’da kadı olanların oğullarının 30 akçeli miftah müderrisliklerine tayinleri ilk defa onun zamanında yapıldı. Torunu ve Mehmed Çelebi’nin oğlu Abdülkerim Efendi, mülâzım olduktan sonra dedesine hürmeten hariç müderrisliğiyle Mahmud Paşa Medresesi müderrisliğine tayin edildi. Bu tayin daha sonra bu alandaki olumsuz gelişmelere uygun bir ortam hazırladı.

EBUSSUÛD EFENDİ NE ZAMAN VEFAT ETTİ?

Yirmi sekiz yıl on bir ay şeyhülislâmlık yapan ve bu arada bazı siyasî olaylarda ağırlığını hissettiren, Kıbrıs seferinin açılmasını fetvasıyla destekleyen Ebussuûd Efendi 23 Ağustos 1574 tarihinde vefat etti.

EBUSSUÛD EFENDİ’NİN KABRİ NEREDEDİR?

Cenaze namazı Fâtih Camii’nde Kadî Beyzâvî tefsirine hâşiye yazan Muhaşşî Sinan Efendi tarafından kıldırılıp Eyüp Camii civarında kendisinin inşa ettirdiği sıbyan mektebinin hazîresine defnedildi.

  Sıradaki Haber: Yeni yüzüyle açıldı
Bu habere yorum yapın
Bu yorumu onaylıyor musun?
Tüm Yorumları Göster (0)
NÖBETÇİ ECZANE
Nöbet Saati: 17:00-01:00
ŞİFA
Telefon:
Nöbet Saati: 17:00-08:30
AHU
Telefon: