İstanbul sözleşmesi feshedilsin

11 Temmuz 2019 / Perşembe 18:59:22 | İNANÇ |

AHİD Başkanı Naci Köseoğlu, yaptığı yazılı açıklamada İstanbul sözleşmesinin feshedilmesi gerektiğini söyledi.

AileHayatını İyileştirme Derneği Başkanı Naci Köseoğlu, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer cerdi: “Maalesef ülkemizde aile yapısı her geçen yıl daha da bozulmakta ve yara almakta: boşanmalar ve huzursuzluklar artmaktadır. Gençlerimiz İslâmî değerlerimizden ve geleneklerimizden hızla uzaklaşıp; modern ve feminist kültürün tutsağı haline gelmektedir.

Maalesef sözde aileyi ve kadını korumak üzere çıkarılan kanunlar; ailedeki yıkımları, cinayetleri ve boşanmaları daha da arttırmaktadır. 6284 sayılı sözde kadına şiddeti önleme kanunu, süresiz nafaka kanunu, erken yaşta evliliklere tecavüz muamelesi uygulayan bütün bu kanunlar bin yıllık tarihimize, inancımıza, milli ve manevi değerlerimize taban tabana zıt olup; ailedeki yıkım ve boşanmaları arttırmakta; gençliği İslâmî değerlerinden uzaklaştırıp modern - feminist kültürün tutsağı haline getirmektedir. Bütün bu öz değerlerimize ve kültürümüze yabancı kanunların arkasında AB uyum yasaları kapsamında; Haziran 2011 tarihinde imzalanan, Avrupa konseyi tarafından hazırlanmış ve 2012 de resmi gazete de yayınlanarak yürürlüğe girmiş olan İstanbul Sözleşmesi'dir. Bu sözleşme Avrupa - Haçlı zihniyetinin Türkiye'de İslâmî aile yapısını bitirmek; gençliğimizin din, ahlak ve namus anlayışını bozarak modern ve feminist kültürün tutsağı haline getirip; sömürmek ve köleleştirmek için hazırladıkları bir sözleşmedir. Bu sözleşmeyi imzalayan ve uygulayan gafil beyinler bilerek veya bilmeyerek ülkemizdeki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını LGBTİ ve Mor Çatı Vakfı gibi eşcinsel, feminist ve modernist kuruluşların ekmeğine yağ sürecek bir hale getirmişlerdir.

Bu sözleşme eşcinselliği meşrulaştırmakta; "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" adı altında; genç kızlarımızı ve erkeklerimizi hatta çocuklarımızı fıtratlarından koparıp; eşcinselliği ve zinayı normalleştirerek, onları her türlü cinsel sapıklığın ve ahlaksızlığın kucağına itmektedir.

Yine bu sözleşme; kadına şiddeti önleme gibi çok masumane şekilde gözüküp; kuzu postuna bürünerek kadınlara pozitif ayrımcılık adı altında "pisikolojik şiddet" kavramını sözleşme metnine koyarak; ev reisi olan bir babanın kızına veya hanımına yüksek sesle veya kızarak nasihatını bile 'pisikolojik şiddet' kapsamında değerlendirerek erkeği suçlu gösteren ve böylece ceza alıp; 1 ila 6 ay kadar evine yaklaştırılmasının bile yasaklanmasına sebep olan bir sözleşmedir.

Yine bu sözleşme; Toplumsal Cinsiyet Eşitliği adı altında; kadını yuvasından koparıp; iş ortamına ve çalışmaya itmekte; annelik ve ev hanımlığını küçümseyip ikinci veya üçüncü plana iterek;  kadınlarımızı aslî görevlerinden uzaklaştırarak ekonomik cendereye sokmaktadır. Yavrusuna bakma, ilgilenme, eğitme zevkinden mahrum ederek; psikolojisini bozmaktadır. Aynı zamanda çocukları da annesi dışında başka hiç kimsenin veremeyeceği; sevgi, ilgi ve şefkat vitamininden mahrum ederek psikolojik problemli olarak toplumun kucağına itmektedir.

Hz. Peygamber sahih bir hadisinden şöyle buyurmaktadır: "Siz, sizden öncekilerin yolunu karış - karış; adım - adım takip edeceksiniz hatta onlar bir keler deliğinden girmek isteseler; sizde oraya girmek isteyeceksiniz."

(Sahabe-i Kiram sorar)

-Bunlar kimlerdir ya Rasulallah, Yahudi ve Hristiyanlar mı?

Rasulallah s.a.v şöyle burur: "Başka kim olabilir."

Sonuç olarak tüm devlet yetkililerini buradan uyararak; Müslüman Türk aile yapısını dinamitleyen, çocuklarımızı ve gençliğimizi ifsat ederek, cinsel sapıklığın kucağına itmeyi hedefleyen bu sinsi, zehirli ve müfsit İstanbul Sözleşmesi'nin derhal fes edilmesini talep ediyor ve tüm İnegöl halkını bu konuda duyarlı olmaya; CİMER'e ve Aile Bakanlığına mesaj çekerek tepkilerini göstermeye davet ediyoruz.

  Sıradaki Haber: Cami avlusunda çukurdan geçilmiyor
Bu habere yorum yapın
Bu yorumu onaylıyor musun?
Tüm Yorumları Göster (0)