Milletin canına okuyacak

11 Ocak 2019 / Cuma 10:02:50 | SİYASET |

Saadet Partisi İlçe Başkanı Hasan Eroğlu, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Başkan Eroğlu; "Seçim yaklaştıkça hükümet kesenin ağzını açıyor. Eskiden kömür makarna dağıtılırdı. Şimdi kredi borçları siliniyor, maddi durumu kötü olan vatandaşların elektrik borçlarını devlet üstleniyor. Lakin kimsenin şüphesi olmasın ki bu hükümet seçimden sonra bu milletin canına okuyacak" dedi.

 

AHLAKİ DEJENERASYON YAŞANMAKTA

Açıklamasına 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler günü nedeniyle basın mensuplarının gününü kutlayarak başlayan İlçe Başkanı Hasan Eroğlu, “Çalışan gazeteci arkadaşların çalışma ortamlarının daha da düzeldiği, basın özgürlüğünün kamil manada gerçekleştiği bir Türkiye temenni ediyorum. Ülkemizde maalesef hızlı bir şekilde ahlaki dejenerasyon yaşanmaktadır. Her gün haber bültenlerinde, koca eşini öldürmüş, evlat annesini öldürmüş, öğrenci hocasını öldürmüş, hasta yakını doktoru öldürmüş… Bunlar saymakla bitmiyor ve her gün de gündemimizde sıradanlaşan bir olay gibi olmaya devam ediyor.”

GELECEĞİMİZ ÇÖKÜYOR

“Aile müessesemiz çöküyor, eğitim müessesemiz çökmüş durumda. Geleceğimiz çöküyor. Bu infiallerin önüne geçilmezse ülke olarak sadece ekonomik ve maddi bir yıkım ile değil, ahlaki ve manevi bir yıkım ile de karşı karşıya kalmamız kaçınılmazdır. Peki bütün bunlar neden oluyor? Eğitimimizin, hayatımızın temeline ‘Önce ahlak ve maneviyat’ ilkesini koymadığımız sürece bunları yaşamaya devam edeceğiz. Eğer ‘Önce ahlak ve maneviyat’  ilkesini eğitimin, hayatın merkezine koymazsanız, bir taraftan her yeri İmam Hatip binaları ile doldururken, diğer taraftan da her yeri piyango, iddia bayileri ile doldurursunuz. Bunun neticesinde ise ortaya, oynadığı kuponun tutması için dua eden bir gençlik çıkar.”

DOĞU TÜRKİSTAN DİYE BİR DERDİMİZ VAR

“Bizim Doğu Türkistan diye bir derdimiz var. Doğu Türkistan da kardeşlerimiz katlediliyor, akla hayale gelmeyen işkencelere maruz kalıyorlar. Ancak bizim yöneticilerimiz maalesef bu konuya sessiz ve duyarsız kalıyorlar.Bu sessizlikleri bir yana, konuyu gündeme taşımak için Türkiye’de yaşayan bir grup Uygur Türkü Müslüman kardeşimiz bu karda kışta İstanbul’dan Ankara’ya 17 günlük bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Bu kardeşlerimizin Ankara’ya girmeleri dahi engellendi. İktidarın bu tavrı hem bizi hem de Uygur’lu kardeşlerimizi ciddi anlamda üzmüştür. Şunu herkes bilmeli ki; bizler doğuda bir mazlumun ayağına diken batsa, batıdakiler bundan mesuldür anlayışında olan bir inancın temsilcileriyiz. Bu sebeple, ister Doğu Türkistan’da, ister Yemen’de, ister Arakan’da veya dünyanın başka herhangi bir yerinde yaşanan bütün zulümlerin karşısındayız ve bunların takipçisi olacağız.”

ÇARŞI PAZARDAN HABERLERİ YOK

“İktidar enflasyon oranından yola çıkarak memur ve emeklilere %10 civarı bir zam yaptı. Bu ülkede gerçek enflasyon %21 değil % 60-68’ler düzeyindedir. Osmangazi köprüsü gibi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi köprülere yollara % 47’ler civarında zam yapılırken enflasyon nasıl % 21 oluyor. Gerçi bu köprülere zam olsa da olmasa da, geçsek te geçmesek te taahhüt edilen miktarı devlet olarak ödüyoruz. Bugün iktidarda bulunanların ne çarşıdan ne de pazardan haberleri var. Herkes biliyor ki bu rakamlar gerçek değil. Yapılan zamlar bırakın milletin refah seviyesini artırmayı, milletin normal yaşamını sağlamasına bile yetmiyor.”

 

Ekonomik olarak bunaldıkça ne yapacaklarını şaşırdılar. Şimdide elimizdeki en stratejik kurumlardan olan Tank Palet Fabrikasını satma kararı aldılar. Bu fabrikanın temeli 1960’larda atıldı ancak bitirip hayata geçirmek Milli Görüşün iktidar ortağı olduğu döneme nasip oldu. Ancak bugün satışı ise AKP eliyle yapılıyor. Daha önce SEKA kağıt fabrikasını sattılar, fabrikalar kapandı, arazisine park yapıldı. Şimdi kağıt dışarıdan geliyor ve fiyatları çok yüksek. Şeker fabrikalarını sattılar ve fabrikaların bir kısmı kapatılmaya başlandı. Telekom’un özelleştirilmesinden çıkan zarar ortada. Bunlardan hiç mi ders alınmadan şimdi de 900 kişinin çalıştığı, savunma sanayimizin en önemli fabrikalarından olan Tank Palet Fabrikamız satılıyor. Bu hangi akla mantığa sığar.”

 

Biz spora ve futbol kulüplerine karşı değiliz. 4 büyük futbol kulübümüzün borçları 10 milyar civarındaymış. Şimdi Ziraat Bankasının bu kulüplerin borçlarını üstleneceği söyleniyor.

Çiftçi bir yıldır avazı çıktığı kadar bağırıyor. Gübre fiyatının, tohum fiyatının, mazotu fiyatının geldiği nokta ortada iken Ziraatı desteklemek için kurulan Ziraat bankasının futbol kulüplerinin borçlarını üstlenmesi hangi akla hizmettir. Çiftçilerin derdine derman olamadığınız bir dönemde, çiftçiye gelince ofsayt, topçuya gelince gol. Tarlada ekin ekersek borçluyuz, devlet sesimizi duymuyor, fakat tarlayı çimlendirip top oynarsak ne vergi ödüyoruz ne de borç ödüyoruz. Bu ne akla, ne mantığa uyar. Ne de milletin vicdanında karşılık bulur.”

HÜKÜMET KESENİN AĞZINI AÇIYOR

Sn. Cumhurbaşkanının seçim üzeri açıkladığı konulardan bir tanesi de vatandaşın 132 milyar liralık kredi kartı borcunun düşük faizle ziraat bankası tarafından ödenmesi. Bu kadar büyük bir kaynak nereden sağlanacak. Seçim yaklaştıkça hükümet kesenin ağzını açıyor. Eskiden kömür makarna dağıtılırdı. Şimdi kredi borçları siliniyor, maddi durumu kötü olan vatandaşların elektrik borçlarını devlet üstleniyor. Lakin kimsenin şüphesi olmasın ki bu hükümet seçimden sonra bu milletin canına okuyacak. Bugün kaşıkla verdiklerini seçimden sonra kepçe ile geri alacaklar.”

 

“Bu kadar tecrübeleri toplum olarak defaatle yaşamışken, hala CHP üzerinden tehdit etme, ayrıştırma, kutuplaştırma politikaları ile seçmeni AKP ye oy vermeye zorluyorlar. Bütün olumsuzluklar için çaresiz değiliz. ÇARE VAR. Çare, geçmişte zor dönemlerde devraldığımız enkazları yeniden yeşerterek yaşanılabilir şehirler kuran, belediyeciliğin ne anlama geldiğini halkımıza yeniden gösteren Milli Görüşün tek temsilcisi Saadet Partisidir.” dedi.

 

 

  Sıradaki Haber: “Basın, olmazsa olmaz”
Bu habere yorum yapın
Bu yorumu onaylıyor musun?
Tüm Yorumları Göster (0)