Abdülvasih Duran

“ YANINIZDAN GEÇEN O ÇİRKİN KİŞİ BENDİM”

13 Ocak 2021 / Çarşamba 15:32:51 | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

       Konuşmaya başladığımız da hep “eskiden bizim zamanımız da böyleydi” diyerek eskiye olan özlemimizi dile getiriyoruz.Ve o eski günleri övüp şimdi ki zamanı genellikle hep eleştiriyoruz.

      Doğrusu ben de bu görüşe katılıyorum.Eskilerdeki değer yargılar,ahlaki davranışlar,insanların birbirleriyle olan iletişimi şimdikinden daha iyiydi. Bir konu hariç.

       Bana göre  o konuya bakış, şimdiki zamandan daha iyi değildi..

       Nedir o konu? Özürlülere,engellilere ve yaratılışta Rabbimizin takdiri gereği  kusurlu/çirkin yaratılmış olanlara şimdiki zaman da daha bir anlayış gösteriliyor,daha çok sahip çıkılıyor,diye düşünüyorum.

       Çocukluk yıllarımı hatırlıyorum.Anne babalar engelli çocuklarını dışarıda rahat gezdiremiyorlardı.Çekiniyorlardı.Hem başkalarının acayip bakışlarından hem de alaycı laf atmalarından korkuyorlardı.Engelliler hayatlarını evde dört duvar arasında geçiriyorlardı.

       Rabbimizin takdiri sonucu yaratılışta kusurlu/çirkin  olanlar ise sokaklara fazla çıkamıyordu.Çıksa bile dışlanır ve kendilerine küçümseyici lakaplar takılırdı.

      Oysa günümüzde insanlarımızın bakış açısı değişmiş,engelliler için devletimiz her alanda onlara ve ailelerine her türlü yardımı ve imkanları sunmuştur.

       Hatta Rabbimizin takdiri sonucu yaratılışta kusurlu/çirkin  olanlar günümüzde bu durumlarından çekinme yerine bu hallerini avantaja dahi çevirmişlerdir.

       Eskiden,yaratılışta kusurlu/çirkin  olanların alaya alındığını,küçümsendiğini hatta aileleri içinde bile hor karşılandığını biliyoruz.İşte böylesi bir insanın küçüklüğünden itibaren kendi ailesinden ve çevresinden nasıl dışlandığına dair sizlere kendi anlatımıyla  örnek vermek istiyorum:

“Hani evlatları ne kadar kötü ya da çirkin olursa olsun annelerinin gözlerine hep güzel gelirler ya... Ne yazık ki ben böyle bir algıyla büyümedim. Daha 8-9 yaşlarındayken evde beni 'Çirkin ördek yavrusu' diye çağırmaya başladı abilerim. Üstelik annem, çok değerli oğullarını bu konuda asla uyarmadı. Bu çirkinlik algısının beni inanılmaz bir yalnızlığa iterek hayatımın her anında beni esir alacağını düşünmedi sanıyorum.

    Her neyse bu çirkinlik söylemi gün geçtikçe aile içinde de artmaya devam etti. Bir süre sonra bu durumu kabullenmiştim bile. Aynaya baktığımda abilerime hak veriyor, hatta onlara kızmıyordum bile. Kocaman kemerli bir burun, düşük göz kenarları, çarpık dişler ve çıkık bir çeneyle yaratılmıştım ve benim payıma da çirkinlik düşmüştü.

      Lise 1. sınıfta bir hocamız hepimize teker teker ileride hangi mesleği seçeceğimizi sorarken utana sıkıla tiyatrocu olmak istediğimi söylemiştim. Sınıftaki arkadaşlardan biri ‘tabii çirkin rollere de ihtiyaç var’ deyip gülmüştü. O an tam anlamıyla ölmek, o anda orada yok olmak istemiştim. Yaşadığım o utancı, düştüğüm o gülünç durumu size tarif etmeme imkan yok. Bu dışlanmışlık beni daha da asosyal ve agresif yapmıştı.

     Sürekli hastaneye gidiyor, tahliller yaptırıyorduk ama hiçbir şey çıkmıyordu. Sonunda dahiliye uzmanı beni bir psikiyatra yönlendirdi. İlaçlar ,terapiler derken bir nebze de olsa kendime geldim ancak hayat enerjim sanki çekilmişti ve yaşamdan tat alamamaya başlamıştım. Hayatımın en zor günleriyse daha ilerideydi. Aile baskısı bir yandan, sevilememe hissi bir yandan her şey o kadar ağırdı ki.

     Yolda yürüyüp giderken sanki insanlar bana bakıp, çirkinliğim hakkında birbirlerine bir şeyler söylüyordu; hissediyordum. Eve gidip saatlerce ağladığımı hatırlıyorum.”

      Sevgili Peygamberimiz (sav) “Kendiniz için istediğiniz bir şeyi Müslüman kardeşiniz için de istemedikçe gerçek mü’min olamazsınız” buyuruyor.

     Şunu unutmamak lazım ki hiç birimiz kendimizi yaratmadık.Rabbimiz bizi yarattı.O’nun yarattığı varlıkları küçümsemek,hor görmek ne İslam’a ne insanlığa sığar.

     Bir gün yanınızdan geçen böylesi birine alaylı bakış şekliniz ya onun eve gidip saatlerce  ağlamasına sebep olur,yada şefkat dolu bakışınız onun hayata bağlanmasına sebep olur.

UNUTMAYIN:Hepimiz her an bir engelli adayıyız.Hatta daha beter olabiliriz.

Tüm Yorumları Göster (0)