Ramazan’ın ilk günü öğle namazında, mahalle camiinde idim. Camide cenaze vardı.

Ramazan’ın ilk günü öğle namazında, mahalle camiinde idim. Camide cenaze vardı.

Ramazan’ın ilk günü öğle namazında, mahalle camiinde idim. Camide cenaze vardı.

Ramazan’ın ilk günü öğle namazında, mahalle camiinde idim. Camide cenaze vardı.

Talha Bayraktar

BELKİ DE SON RAMAZAN ORUCUDUR TUTTUĞUMUZ

03 Haziran 2018 / Pazar 16:54:21 | YAZARLAR | Talha Bayraktar

Ramazan’ın ilk günü öğle namazında, mahalle camiinde idim. Camide cenaze vardı.

 

İmam efendi Cenaze namazını kıldırmadan önce dedi ki;

 “Musallada yatan rahmetlinin geçen sene son Ramazan’ı imiş… Bu seneki Ramazan nasibinde yokmuş. Kıldığı namazı son namazım olabilir niyetiyle kılmalı insan. Tuttuğu orucu son orucum niyetiyle tutmalı.”

 

Ne güzel mesajdı bu.

 

Öyle ya seneye Ramazan ayında bazılarımız olmayacak. Belki de bu Ramazan, ömrü hayatımızda göreceğimiz son Ramazan’dır.

 

Rahmetli Babam, bu sene Berat Kandili gününde vefat etti. Allah rahmet eylesin. Beraber iftar yapıp, beraber teravih ve mukabeleye gitmeyi planlamıştık. Nasib değilmiş. Bu seneki Ramazan orucunu tutmak O’na nasib olmadı. Kullar hesap yapar ama Allah’ın hesabı, tüm hesapların üstündedir.

 

Seneye kim öle, kim kala?

 

İmam Efendinin nasihati sonrasında, maşallah, büyük bir kalabalıkla, Cenaze namazını kılıp, son yolculuğuna uğurladık Rahmetliyi…

 

Maşallah diyorum çünkü bir cenazenin affa mazhar olması için cenazesindeki müminlerin şahadeti de önemli bir vesiledir.

 

CENAZE NAMAZLARINI KAÇIRMAYALIM

 

Resulullah Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlar ki:

 "Hiçbir Müslüman yoktur ki: Ölünce üzerine, Allah'a hiç­bir şeyi ortak koşmayan kırk kişi namaz kılsın da, Allah onların bu Müslüman hakkındaki dualarını kabul etmesin"

 

Resulullah (sav) buyurdular ki:

"Bir Müslüman ölür ve üzerine, Müslümanlardan üç saf namaz kılarsa, Allah rahmetini mutlaka vacib kılar."

 

Hadisi Peygamber Efendimizden (r.a) rivayet eden Hz.Malik (ra), cenazeye katılanlar az olursa, bu hadis sebebiyle cemaati üç safa taksim edermiş.

 

Cenazeyi ve sahiplerini tanımıyorum. Ancak tanıdık olsun olmasın, denk geldiğim hiçbir cenaze namazını kaçırmamaya çalışıyorum.

 

Tanıdıksa, mezarı başına da gitmeyi ihmal etmiyorum.

 

Doğrusu buradaki büyük ödülü kaçırmak istemem. Çünkü Resulullah Efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki:

 

 “Kim cenazeye uyarak musallaya kadar gider de, üzerine na­maz kılarsa ona bir kırat ağırlığınca sevap vardır. Kim namazdan sonra da ona uyarak kabrine kadar gidip, defni sona erinceye ka­dar başında durursa,  iki kırat ağırlığında sevap vardır. Bir kıratın değeri Uhud Dağı kadardır."

 

Uhud Dağı konusunu da yarın yazalım olur mu?

Tüm Yorumları Göster (0)