Kur’an’ı Kerimin her bir suresi ve ayeti incelendiğinde her birinin hayat" />         Kur’an’ı Kerimin her bir suresi ve ayeti incelendiğinde her birinin hayat" />         Kur’an’ı Kerimin her bir suresi ve ayeti incelendiğinde her birinin hayat" />         Kur’an’ı Kerimin her bir suresi ve ayeti incelendiğinde her birinin hayat">
Abdülvasih Duran

BİR AYET BİR YORUM

18 Nisan 2018 / Çarşamba 17:55:07 | YAZARLAR | Abdülvasih Duran

        Kur’an’ı Kerimin her bir suresi ve ayeti incelendiğinde her birinin hayatın temeli olduğunu görürüz.hani insanın aklına şöyle bir soru gelebilir.Hepsi birden nasıl hayatın temeli olabilir ki,mutlaka çok önemlisi var (haşa) az önemlisi vardır? Hayır.Kur’an için bu şekilde düşünmek yanlıştır.Kur’an çok farklıdır.Beşerin (insanın) bildikleriyle kıyaslanamaz.

        Konuyu daha iyi anlamak için helva örneğini verebiliriz.Bilindiği gibi helvanın 3 temel maddesi vardır:Un,yağ ve şeker.Bu üç madde de helvanın temelidir.Biri eksik olduğu zaman helva yapılamaz.

       Sureler ve ayetlerde (benzetme gibi olmasın) aynen böyledir.Her bir sure ve ayet kendi başlarına önemli bir mevzuyu dile getirirler.

       İşte bu önemli ve hayatın temel taşlarından bir ayet de Bakara Suresinin 27.Ayetidir. Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:” Onlar, öyle  kimselerdir ki Allah’a verdikleri sözü bozarlar.Hem de Allah’ın birleştirilmesini emrettiği ilişkileri keserler  ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar zarara uğrayanların ta kendileridir.”

       Bu ayette şu önemli hususlar geçmektedir:

1- Allah’a verdikleri sözü bozarlar.

2- Allah’ın birleştirilmesini emrettiği ilişkileri keserler.

3- Yeryüzünde bozgunculuk yaparlar.

4- Onlar zarara uğrayanların ta kendileridir.

        Ayette geçen hususları ayrı ayrı ele almak gerekirse şu gerçekleri görebiliriz.

-İnsan önce Allah’a verdiği sözü hatırlamalı ve verdiği sözü yerine getirmelidir.Yüce Allah insana ruhlar aleminde verdiği sözü hatırlatıyor ve sözümüzü yerine getirmemizi istiyor:” Hani Rabbin (ezelde) Âdemoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti. Onlar da, “Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)” demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, “Biz bundan habersizdik” dememeniz içindir”(A’raf,172).

        Söz sorumluluktur.Verilen sözler mutlaka yerine getirilmesi gerekir.”… verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur”.(İsra,34).Yüce Rabbimiz bize şöyle de buyuruyor:”… Bana verdiğiniz  sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine  getireyim. Yalnız benden korkun.”(Bakara,40).

 

- Allah’ın birleştirilmesini emrettiği ilişkileri kesmemek:Yüce Allah Müslümanlardan bireysel ve toplumsal ilişkilerini kesmemeleri gerektiğini bildiriyor.Bu ilişkiler pek çoktur ve de bütün hayatımızı kapsayan ilişkilerdir.Bunların başında kardeşlik ilişkileri gelir.” Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.”(Hucurat,10).

-Rabbimizin birleştirilmesini emrettiği ve kesmememizi istediği en önemli ilişkilerden bir tanesi de akrabalık ilişkileridir. akrabalık ile ilgili bir çok ayet ve hadisi şerifler vardır.Bazıları şunlardır:

-” Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”(Nahl,90).

-“Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.(Nisa,1).

-“Akrabasıyla ilgisini kesen kimse cennete giremez.” (Buhârî,Müslim)

-Yeryüzünde bozgunculuk yapmamak:” İşte ahiret yurdu. Biz, onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara has kılarız. Sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır “(Kasas.83).

“Bunlara, “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edicileriz!” derler. İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında  değillerdir.”(Bakara,11-12)

SONUÇ:Eğer kişi Allah’ın emirlerinin tersine yaşamaya çalışırsa  o zaman “İşte onlar zarara uğrayanların ta kendileri ”olacaktır.

 

 

                                                                                                   Abdulvasih DURAN

Tüm Yorumları Göster (0)