Özer Yılmaz

Boğazım Düğümlendi Yine

06 Kasım 2019 / Çarşamba 08:18:48 | YAZARLAR | Özer Yılmaz

Zihniyet olarak insanların barış ve huzur içinde yaşamasını istiyorum; kavga, gürültü, savaş, açlık, sefalet, sefillik olmasını istemiyorum. Televizyon haberlerinden insanın içini ısıtan haberlerin geçmesini gönlüm hep istiyor ama maalesef bu olmuyor. Okuduğum haberlerin yazılarından mutlulukların akmasını istiyorum. Cumartesi günü akşamüzeri televizyonlardan izlediğim haberler yine boğazımı düğümledi.

Terör, savaş, öldürmek, ölmek bu coğrafyanın kaderi olmaktan çıkmalı. Yakmak, yıkmak, yok etmek, öldürmek bu coğrafyanın hafızasından silinmeli. Bunu nasıl başarabiliriz diye soranları duyuyor gibiyim. Bunun çok kolay olmayacağını biliyorum. Çok kolay olsaydı, şimdiye kadar zaten yapılırdı. Yapılamadığına göre bir imkânsızlık, bir başarısızlık var demektir.

Duyguların bulaşıcı olduğunu artık biliyoruz. Karşınızda ki ağladığı zaman ağlıyorsunuz, üzüldüğü zaman üzülüyorsunuz, güldüğü zaman gülüyorsunuz. Şunu da artık biliyoruz, sevgi paylaşıldıkça büyüyor.

Bu sevgi mal, mülk, petrol sevgisinden çok odak noktasına insanı alabilmeli, belki o zaman coğrafyamız huzura kavuşur.

Dostlarım çok doluyum, duygularımı ancak yazarak ifade edebiliyorum. Yazıklar olsun Müslüman olduğunu iddia edip de ABD’den, Rusya’dan, AB’den ve dış mihraklardan medet umanlara. Coğrafyamız kan revan içinde kaldı. Her gün hüzün, her gün bir evde şivan, her gün bir yangın var. Her gün sokaklar barut kokuyor. Hangi sabinin bilmem hangi noktadan geleceği belli olmayan bir mermiye veya bir bombaya ne zaman ve nasıl hedef olacağı belli değil, böyle bir ortam da yaşamak ne kadar adil? Bu bir kâbus, bu bir zulüm, bu bir insanlık suçu, bütün bunları yapanlar kimler? İnsanlık ve demokrasi adına iş yatığını iddia eden sözde demokrasi havarileri devletler.

Bütün iyiliklerin kaynağının sevgi ve paylaşmak olduğunu herkes bilir, söyler. İş icraata gelince şeytani bencillik insanın öyle ruhunu teslim alıyor ki ne sevgi, ne saygı, ne de paylaşmak kalıyor insanların dimağında. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ne güzel söylemiş ‘İki saniye sonrasına garantimiz olmayan bir hayatımız için fırıldak olmaya gerek yok.’Bu söz sadece bizleri kast edecek nitelikte olmamalı, bu söz bütün insanlığa şümul olmalı. 

İnsani yardımlaşma boyutunda ülkemle onur duyduğumu anlı açık, yüzü pak olarak gururla haykırmak istiyorum. ABD’nin bütün insani yaşamları hiçe sayarak, Suriye’nin petrol kuyularına sahip çıkmasına ve oralardan nemalanmak için askerlerini oralarda konuşlandırmasını şiddetle kınıyor ve birgün defolup ülkesine geri gitmesini dört gözle bekliyorum.

Boğazım düğümlendi yine dostlarım boğazım. Günahsız insanların yok edilmesine. Sömürmek için demokrasi adına, gelişmekte olan ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarının elde edilmesi için haydutluk yapılmasına. Mahremine namahrem elinin dokunmasına, bazı devletleri hizaya sokmak için terörü destekleyen ve besleyen ülkelerin yaptıklarına.

Tüm Yorumları Göster (0)