Dünkü yazımızda derbentin tanımını yapmıştık. Hatırlatalım: İki dağ arasındaki dar geçitlere, buralarda" /> Dünkü yazımızda derbentin tanımını yapmıştık. Hatırlatalım: İki dağ arasındaki dar geçitlere, buralarda" /> Dünkü yazımızda derbentin tanımını yapmıştık. Hatırlatalım: İki dağ arasındaki dar geçitlere, buralarda" /> Dünkü yazımızda derbentin tanımını yapmıştık. Hatırlatalım: İki dağ arasındaki dar geçitlere, buralarda">
Recep Akakuş

DERBENTLER VE İNEGÖL’DE ULAŞIM-2

13 Eylül 2018 / Perşembe 17:12:34 | YAZARLAR | Recep Akakuş

Dünkü yazımızda derbentin tanımını yapmıştık. Hatırlatalım: İki dağ arasındaki dar geçitlere, buralarda yapılan kale, karakol ve köylere derbent denir. Buralarda yol güvenliğini sağlayan görevlilere ve köylülere de derbendçi denir.

Osmanlı zamanında İnegöl’ün derbentçi köylerinden biri de Gündüzlü köyüdür. Günümüzde Gündüzlü adı ile anılan bu köy, eski devirlerde MâzAli Karyesi veya Miz- Ali Karyesi adıyla yâd olunmaktaydı.

Bu köyün sakinleri, esas itibariyle Pamukça yörüklerinden oluşmaktadır. Mîz- Ali Köy’ü sakinleri, Domaniç Derbendi üzerinde yer alan Koca yayla’ya kadar uzayan yol güzergâhının emniyet ve güvenliğini sağlamakla yükümlü tutulmuşlardır.

Kurşunlu sakinleri de Derbentçi idi. Bu sebeple tekâlif-i divaniye adı verilen devlet vergisinden muaf tutulmuşlardır.

Öşür vergisini ödemek suretiyle onlar da ormandan açtıkları yerlerin işletme hakkına sahip olmuşlardır.

Yeri gelmişken Gündüzlü köyünün Osmanlı zamanındaki yerinin farklı olduğunu da belirtelim. Mîz Ali Köyü’nün eski yeri, halen gömü yapılmakta olan köy mezarlığının üst tarafı ve Dikilitaş’tan gelen Yörük yolu civarıdır.

Eymür, Özlüce, Kınık ve Çitli köyleri ile burada konuşlandırılmış olan yaya birlikleri de  derbentçi idi. Yol ve geçitlerin emniyetinden ve güvenliğinden sorumlu tutulmuşlardır.

Bursa- Aksu veya Ulucaklar derbendi, İnegöl’ü Bursa’ya bağlayan ve aynı zamanda tarihî İpek Yolu’nun bir kolu niteliğini taşıyan önemli bir geçittir.

Buraya Osmanlılar döneminde askerî nitelik taşıyan yaya birlikleri, konuşlandırıldığı gibi bizzat siyasî otoritenin teşvik ve onayı ile bir de tekke- zaviye kurulmuştur.

Çiçek Dede unvanı ile şöhret bulan ve bu zaviyenin şeyhliğini üstlenen zat, müridleri ile birlikte gösterdiği, cansiperâne, gayretler sonunda burasını şenlendirmiştir. Bu civarda bulunan Pekmez alanı, Yaya viranı ve Çiçek Dede Dutadurluğu (dutluğu) gibi tarihî kayıtlar, bu yörenin, nasıl bir organizasyon içinde yönetildiğini ve ihya edildiğini açıkça göstermektedir.

Akbıyık Derbendi’ne gelince, bu derbende, bazan, Hamzabey Boğazı bazan da Ermeni beli denmiştir. Deliklikaya mevkii, bu geçidin en tehlikeli yeri olarak değerlendirilmiştir. Maalesef bu Delikli Kaya, yapılan yol ve baraj çalışması sonucu yok edilmiştir.

Derbent ve geçitler üzerinde değerlendirme yaparken İnegöl ve Bilecik arasında yer alan Dömez/Dümezraa yolunu hatırlamak ta yararlı olacaktır.
Zira Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan bu yana bu yol, İnegöl’ün sosyal ve ekonomik hayatında daima etkili olmuştur.

Özellikle İnegöl’ün, resmen Bilecik’e bağlı bulunduğu 1885- 1926 yılları arasında bu etki, daha derinden hissedilmiştir. Çünkü İnegöl, bu dönemde
idari açıdan, Bursa ili’nden koparılmış ve kırk yıl süreyle Bilecik ili’ne
bağlanmıştır. Bu nedenle yol güzergâhında ve İnegöl yakınında bulunan Şıbalı Köyü, bir diğer adıyla, Sipahi Köyü, önemli bir geçit ve
derbent hüviyeti kazanmıştır.


 

Tüm Yorumları Göster (0)
NÖBETÇİ ECZANE
Nöbet Saati: 18:00-01:00
ATEŞ
Telefon:
Nöbet Saati: 18:00-10:30
FATİH
Telefon: