Pencere kenarında bir taraftan gazetesini okurken; arada bir dışarıyı izliyordu. Küçük bir kız çocuğunun" /> Pencere kenarında bir taraftan gazetesini okurken; arada bir dışarıyı izliyordu. Küçük bir kız çocuğunun" /> Pencere kenarında bir taraftan gazetesini okurken; arada bir dışarıyı izliyordu. Küçük bir kız çocuğunun" /> Pencere kenarında bir taraftan gazetesini okurken; arada bir dışarıyı izliyordu. Küçük bir kız çocuğunun">
Cem Taşkıner

HEP BU DIŞ GÜÇLER

08 Ağustos 2018 / Çarşamba 18:11:16 | YAZARLAR | Cem Taşkıner

Pencere kenarında bir taraftan gazetesini okurken; arada bir dışarıyı izliyordu. Küçük bir kız çocuğunun düşmesine şahit olmuştu.

 

Babası, bir yandan kızına sarılırken; bir yandan da asfalta eliyle vuruyordu; ‘Bu mu yaptı kızım’ diyerek.

 

Kızdı adama ; “Daha bu yaşlarda suçu asfalta atarak; çocuklarımızı hata yapmaz, suçu başkalarında arayan bireyler olarak eğitiyoruz.

 

 Böyle aile mi olur’ diyerek söylendi.

 

Sonra okul yılları aklına geldi. Lisede başarılı bir öğrenciydi. Her sene takdir getirirdi. Okulda neredeyse tüm öğretmenlerin adını bildiği ender öğrencilerdendi.

 

Bu başarıya ulaşmak için çok çalışmıştı.

 

Üniversitede ise aynı başarı devam etmemişti. Zira hocalar ona takıktı. Fakültenin hocalarının neredeyse yarısı kafayı ona takmıştı.

 

Bırakmak için ellerinden geleni yapıyorlardı. ‘3 senede bitirirdim o hocalar olmasa. Boşa 7 sene okuduk.

 

Evde işsiz oturuyoruz’ diye konuştu kendi kendine.

 

Gazetesine geri döndü. Spor sayfasına gelmişti. Taraftarı olduğu takımın haberlerini bazen tekrar tekrar okurdu.

 

Geçen yılki şampiyonluk ilaç gibi gelmişti, sonuna kadar hak etmişlerdi ama bu yıl işler öyle gitmiyordu. Ligin ortasına gelmişlerdi ama ilk 3’e uzaktı takım.

 

 ‘Hep bu hakemler, Federasyon yüzünden’ dedi. ‘İstemiyorlar başarılı olmamızı’ diye de ekledi. Sanki geçen yıl başka hakemler, başka Federasyon varmış gibi.

 

Ekonomi okumuştu. Ekonomik verilerle ilgileniyormuş gibi yapmayı severdi.

 

Arada da akıl verirdi etrafındakilere. ‘IMF’ye borcumuz bitti. İsterlerse biz borç verelim’ diye sataşırdı muhalif arkadaşlarına. O aklına geldi bir an.

 

 Büyüme rakamlarından başlar, ülkenin son 15 yılını ezbere sayardı.

 

Bir ara televizyondaki habere odaklandı. Dövizdeki yükseliş, ekonomik anlamda sıkıntılı süreç konuşuluyordu.

 

‘Dış güçlerin işi bu dış güçlerin, bizi sindiremeyecekler’ diye yorumluyorlardı. Kendisi de teyit etmişti kafa sallayarak.

 

Dış güçlerin oyunuydu tabii, aksi düşünülebilir miydi?

 

Huzurluydu. Başarıları kendine mal edip; başarısızlıkları dışarıda arama konusundaki ustalığı hoşuna gitmişti.

 

Bugün bu kadar mutluluk yeterdi.

 

Tüm Yorumları Göster (0)