Recep Akakuş

İNEGÖL’ DE SOSYAL YAPIYI ETKİLEYEN KÜLTÜREL YAPI-4

15 Ekim 2020 / Perşembe 16:33:19 | YAZARLAR | Recep Akakuş

İnegöl’ de Ahî Geleneği ve İshak Paşa Külliyesi: Bursa Bey Sarayı genel sekreteri Kızıl Muradoğlu Aksungur tarafından Ankara Ahîleri üzerine yapılan ikinci askerî harekât sonrasında Hüdâvendiğâr Sultan I. Murad (1361-1389) tarafından davet olunarak Bursa’ya getirtilen Hacı Bayram halifelerinden Akbıyık Sultan Ahmed Şemseddin Efendi’ye, hem Bursa’da ve hem de İnegöl coğrafyasında geniş bir arazi, mülk olarak, tahsis olunmuştur. Akbıyık Sultan Amet Şemseddin Efendi de kendisine mülk olarak tahsis edilen bu taşınmaz mal varlığını, Bursa’da tesis ettiği tekkesi’nin masraflarını karşılamak üzere; vakıf olarak tescil ettirmiştir.

1420 Yılında Sultan II. Murad (1420-1451) tarafından da Akbıyık Sultan Ahmed Şemseddin Efendi’ye, hem Bursa’da ve hem de İnegöl coğrafyasında yer alan bir miktar arazi, yine, mülk olarak tahsis edilmiştir.Akbıyık Sultan Ahmet Şemseddin Efendi, kendinse mülk olarak tahsis edilen bu arazileri de yine vakıf olarak tescilini yaptırmış ve bu araziler, kendine müntesip olan kişiler tarafından işletilmiştir.Vaktiyle Osman Gazi’nin istihbarât elamanı olan Anastas Efendi’nin ikamet ettiği “İmadbey Karyesi” ki günümüzde bu köy, “Akbıyık Köyü” adını almıştır. İşte bu Akbıyık Köyü, başta olmak üzere,Tekke ve İskâniye isimleri ile anılan köy arazilerinin tamamı, Akbıyık Sultan Ahmed Şemseddin Efendi vakıflarına dahil yerleşim alanlarıdır.

İnegöl-Bilecik yolu üzerinde yer alan bazı “Yaya Birliği Çiftlikleri” de yine zamanla Akbıyık Sultan vakıflarına dahil edilmiştir. Akbıyık Sultan Ahmed Şemseddin Efendi, uzun yıllar yaşamış ve Fatih Sultan Mehmed’in saltanat döneminde, takriben, 1455 Yılında vefat eylemiştir. Vefatından sonra da nâşı, Bursa’da inşa ettirmiş olduğu tekkesinin bahçesine defnedilmiştir.Hâlen İstanbul’da Akbıyık Sultan adına nşa edilmiş olan cami haziresindeki mezar ile İnegöl-Tekke Köyü’ndeki türbedeki mezar, Akbıyık Sultan’a nisbet olunan bir merkettir ve bir hatıra mezarıdır.

Bursa -Bey Sarayı genel sekreteri Kızıl Murad oğlu Aksungur, Ankara Ahîleri üzerine yaptığı ikinci askerî Harekât sonrasında Ankara ve Eskişehir çevresinde yaşayan ve Ahî Geleneği’ne müntesip bir kısım toplulukları, İnegöl coğrafyası’nda iskân eylemiştir.Söz gelimi:Pazaryeri İlçesi’nden başlamak suretiyle Bursa – Kestel İlçesi’ ne kadar uzanan ve o devirde “Cebel-i Ermeniyye” adıyla anılan sıra dağ silsilesi üzerine bu Ahî Geleneği’ne mensup toplulukları,iskân eylediği için söz konusu bu sıra dağlar, günümüzde “Ahî Dağı” adını aldığı gibi bu sıra dağların Bursa Ovası’na ulaşan son noktasında yer alan ve günümüzde “Kestel” adıyla anılan yerleşim alanı da uzun yıllar “Ahî Karyesi” adıyla anılmıştır.

Diğer yandan Fatih Sultan Mehmed (1451-1481) ve oğlu Sultan II. Bayezid (1481-1512) devirlerinde iki defa sadâret makamına getirilen Amasya kökenli ve İnegöl doğumlu İsabeyzâde İshak Paşa, 1469 Yılında İnegöl’de cami merkezli görkemli bir imaret yaptırmıştır. İsabeyzade İshak Paşa, ikinci sadareti döneminde ve 1483 Yılında da bu görkemli imaretine bir de medrese ilâve etmiştir.

İnegöl-İshakpaşa Medresesi’nde Ahî Geleneği’ne dayalı olarak örgün eğitim- öğretim yapılmıştır. Tarihî süreç inde İshak Paşa’nın vakıfları, buharlaşarak ortadan kalktığı için devlet reisi sıfatıyla Sultan II. Abdülhamid, 1876 Yılında İshak Paşa imaretini mazbut vakıflar arasına alarak imarette köklü bir tamirât ve tadilât yapıtırmış ve ilk inşa kitabesini değiştirterek yerine konan yeni mermer kitabeye, tamir ve tadilatın yapılmış olduğu hicrî takvim yılı konmuştur.

 Kültürel gelenekler açısından konuya bakıldığında İnegöl’deki İshakpaşa Külliyesi, Ahîlik Geleneği’nin, kırsal alandan İnegöl Kasaba merkezine aktarılmasına ve şifâhî kültürden yazılı kültüre geçişe vesile olmuştur.

Fizikî yapısı itibariyle bir köy mescidi hüviyetinde olan Yıldırım Cuma Camii de 1876-1877 yıllarında yapılan bu tamirat ve tadilât döneminde o da yeni bir üslûp ile yeniden inşa edilmiş ve tabir caiz sefiziki yapısı itibariyle- bir hükmndara nisbet edilecek mabet durumuna getirilmiş ve 1396 Yılından itibaren başlatılan hitabet hizmeti, burada yine yapılmaya devam etmiştir.

RECEP AKAKUŞ HOCANIN ESERİNDEN

DÜZENLEYİP YAYINA HAZIRLAYAN

AYHAN BAYRAKTAR

 

Tüm Yorumları Göster (0)