Simit, Arapça has-beyaz un anlamına gelen samid kelimesinden gelmektedir. 1525 tarihinden itibaren farklı tarih ve yerdek" /> Simit, Arapça has-beyaz un anlamına gelen samid kelimesinden gelmektedir. 1525 tarihinden itibaren farklı tarih ve yerdek" /> Simit, Arapça has-beyaz un anlamına gelen samid kelimesinden gelmektedir. 1525 tarihinden itibaren farklı tarih ve yerdek" /> Simit, Arapça has-beyaz un anlamına gelen samid kelimesinden gelmektedir. 1525 tarihinden itibaren farklı tarih ve yerdek">
Turhan Şahin

İNEGÖL’DE SİMİTÇİLİK

12 Temmuz 2018 / Perşembe 17:44:47 | YAZARLAR | Turhan Şahin

Simit, Arapça has-beyaz un anlamına gelen samid kelimesinden gelmektedir. 1525 tarihinden itibaren farklı tarih ve yerdeki şeri’yye sicillerinde simithane, simitçibaşı, simid-i halka gibi sözcüklere rastlanır.

Günümüzdeki anlamına uygun olarak simit terimi 17. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren İstanbul’da kullanılmaktadır.

Evliya Çelebi Rumeli Seyahatinde Yanya, Belgrad, Niş, Elbasan şehirlerinde simit ve nohutlu simit ile karşılaşıyor.

Balkan topraklarında gjevrek, djevrek, Yunanistanda kuluri, Romanyada covrigi gibi adlar almaktadır. O tarihte İstanbul dışında, Anadolu’da bir tek Manisa’da simit gördüğünü belirtiyor.

 Osmanlıda İstanbul fotoğraf ve gravüllerinde simitçilere çok rastlıyoruz.
İkinci dünya savaşı koşullarında ülkede un azlığından bir süre yapımı durdurulmuştur. Simit sabah kahvaltılarının aranılan gıdası, ara öğünlerin kurtarıcısıdır.

Güzel kokusu ve susamının tadıyla ülkenin hemen her yanında sevilen bir lezzettir. Gramaj, şekil ve tat olarak yöreden yöreye farklılık gösterir. İzmir’de gevrek olarak adlandırılır. 

Simidin rengi ve lezzetindeki şehirden şehre fark “pekmezleme” işleminin farklı uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Pekmezleme işlemi İstanbul’da soğuk, Ankara İzmir ve Bursada sıcak olarak yapılır.

Sıcak pekmezleme; yaklaşık birebir oranında pekmez ve su karıştırılıp bir kap içinde kaynatılır. Halka haline getirilip bağlanmış olan simitler bu kaynar pekmezli su içinde bir müddet ön pişmeye tabi tutulur ve ardından susamlanıp fırına sürülür.

Simit İnegöl’de hep sevilen ve tüketilen bir gıda olmuştur. Bilinen en eski ustamız Süleyman Efendi ve oğlu Selim Pişiricidir. Selim Pişirici 1901 Selanik Timurhisar doğumlu olup aile 1910 yılında İnegöl’e göç etti. Bir süre Cerrah’ta yaşayan aile daha sonra İnegöl’e yerleşti. Vefat ettiği 1960 yılına kadar mesleği sürdürdü sonrasında oğlu İlhan Pişirici de vefat ettiği 1971 yılına kadar mesleği sürdürdü.

Beyaga, Çardak, Yamanlar, Sanayi, Boşnakoğulları gibi geleneksel firmalarımız ilçemizde simitçilik mesleğini yerine getirmektedirler. Yine ulusal düzeyde faaliyet gösteren simit firmalarının satış şubeleri de ilçemizde faaliyettedirler.


Mehmet Taşdemir, Mustafa Doğa, Mehmet Salih Ersoy, Salih Köse, Adnan Akal, Elfesiye Tunk, Orhan Tunk, Adnan Değirmenci, Salim Kurtçu, Mustafa Demirkol, Mehmet Nalbant, Selim Şeker, İrfan Nalbant, Ahmet Erçevik, Yekta erçevik, Selahattin Güler, Necdet Taş, Rahim Fakılı, Şükrü Balcı gibi isimler zaman içinde ilçemizde mesleği yerine getirdiğini tespit edebildiğimiz ustalardır.
Kaynakça : Fahri Dikkaya Evliya Çelebi seyahatnamesinde Simit ve Simitçiler

Tüm Yorumları Göster (0)
NÖBETÇİ ECZANE
Nöbet Saati: 18:00-01:00
UZUNSOKAK
Telefon:
Nöbet Saati: 18:00-08:30
CEREN
Telefon: