Yusuf Mutlu
yusufmutlu16@hatmail.com

İSLAMCILIK MI? MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKARLIK MI?

31 Ekim 2018 / Çarşamba 18:10:41 | YAZARLAR | Yusuf Mutlu

İslamcılar...İslamcılık ya da siyasal İslamcı iktidar...Son zamanlarda iktidar eleştirisi namına kurulmuş her cümle yığını bu  tanımlar eşliğinde başlıyor...Memlekette bir olumsuzluk olsa bunun faturası “İslamcılar” denen bir topluluğa kesiliyor ...
İslamcılar kimdir ?  İslamcılık nedir? Elbette entel post giymiş kahve seviyesindeki siyasi analiz kalıplarına girmeyecek kadar geniş çaplı ve tarihsel perde arkası geniş bir konudur.O yüzden bu minvalde yazmak yerine , İslamcı sanılan ama İslamcı olmayan kesimler hakkında kısaca değinmek istiyorum...

Evvela şunu belirteyim. Fatura kesmeye meraklı siyasi analizlerin (!) bir hâli pür melali vardır. Örneğin ülkede olumsuz bir şey yaşanınca bir kesim “Efendim ülkeyi tarikatlar ve cemaatler yönetiyor.” Diye veryansın eder. Başka bir kesim “Efendim ülkeyi Perinçek ve Bahçeli yönetiyor.” Diye veryansın eder ama ülkede olumlu bir şey olunca herkes kendini bu zaferin kahramanı ilan eder.

 Mesela güvenlik politikalarının Milliyetçi kesimin eseri olduğunu,15 Temmuz kalkışmasını belli fikre mensup askerlerin bastırdığı söylemleri gibi...Böyle ikircikli bir analiz düzeyinin İslamcılar ve İslamcılık konusunda da çok isabetli davrandığını söylemek elbette mümkün değildir...  

 Türkiye de siyasi kesimler daha çok sağ ve sol ekseni üstünde konuşuluyor. Bu kesimlerin barındırdığı liberaller milliyetçiler Marksistler Leninistler gibi pek çok grup bulunmaktadır. İşte sağın içinde barındırdığı ve bugün Türkiye’de ciddi bir tabanı bulunan kesim Milliyetçi muhafazakar kesimdir.

Bugün tarikatlar cemaatler ve kurumsal aidiyeti bulunmayan dindar kesimin büyük çoğunluğu aslında milliyetçi muhafazakar kesime mensuptur. Bunlar pek tabii devletçi vatansever bir kesimdir. Osmanlıcılık damarı baskındır ancak Türkiye Cumhuriyetine karşı bir tavırları yoktur.

Daha çok devlet içinde baskın hale gelmeye çalışan kesimlere karşı ciddi tavır içindedirler. Ancak bu karşıtlık çoğu kez devletcilik damarinin altında ezilmiş ya da onunla beraber başka bir mana kazanarak “Senin devletin/Benim devletim” kavgasına dönmüştür.

İslamcılar üstünden geçirilen siyasi iktidar analizlerinin eleştirilerinin ise çok akademik  bir karşılığı olduğunu düşünmüyorum. Bu eleştiriler daha çok ideolojik ya da şahsileştirilmiş kavgaların eseridir. Ancak altındaki en büyük maksat ise “islam” ifadesini ön plana çekerek islamın siyasal yorumunu tarih önünde başarısız mahcup ve mahkûm kılma çabasıdır..

Selam sevgi ve muhabbetle...

Tüm Yorumları Göster (0)