Maaşının en az üçte biri ile aldığı ayakkabılarını seccadesine yaklaştırdı. Birazdan cemaatle kılacak olduğu cuma na" /> Maaşının en az üçte biri ile aldığı ayakkabılarını seccadesine yaklaştırdı. Birazdan cemaatle kılacak olduğu cuma na" /> Maaşının en az üçte biri ile aldığı ayakkabılarını seccadesine yaklaştırdı. Birazdan cemaatle kılacak olduğu cuma na" /> Maaşının en az üçte biri ile aldığı ayakkabılarını seccadesine yaklaştırdı. Birazdan cemaatle kılacak olduğu cuma na">
Hamza Süngü

KAFADAKİ AYAKKABILAR

04 Ekim 2018 / Perşembe 16:39:44 | YAZARLAR | Hamza Süngü

Maaşının en az üçte biri ile aldığı ayakkabılarını seccadesine yaklaştırdı. Birazdan cemaatle kılacak olduğu cuma namazında güvenlik sorunu yaşayacağı düşüncesiyle yetinmeyip kıble tarafına koydu.

 

Bir nesneye sahip olmanın vermiş olduğu zevk ile hayran hayran baktı.

 

Üç çizgiyi kendine logo yapan spor ayakkabılarının, ayağı sarmaktan ve korumaktan ziyade, aklını ve basiretini perdelemek gibi bir vazifesi daha olduğunu bilmeden…

  

   Güneşin altında kalmamak için ilişiverdiğim bir hasır kenarından gözlemlediklerimdi olan bitenler.

 

   Hep beni mi bulurdu Haylaz çocuklar? Hep ben mi binerdim delinesi gemilere? Yıkılmak üzere olan duvarlara hep ben mi omuz vermeliydim?

 

Bunu ferd çapında tefekkür edip, semeresini kainat sathında tahayyül edenlerin fikir ve düşünce sancıları, zahirde zahmet, sonu ve hitâmı rahmet olduğunu bilmek ve inanmak, eşyanın yerli yerine ve mevzîine, insanın ise eşref’i mahlukat olan aslî makâmına vâz’etmenin bir iman ve hayat meselesi olduğunu kabul edenleredir serzenişim.

 

   Bir mâbed içinde haftada bir kez dahi olsa cem olmak. Yan yana el bağlayıp saf oluşturduğun kardeşine hatır sorup, mimiklerinde ve söz aralarında bir müşkülünün olup olmadığını yoklamak.

 

Bir bütün gibi düşünüp, bir bütün gibi yaşayabilmenin provasını yapmak, şerâitin söylemeyip de, çabasını tefekkürümüzün kuvvetine bıraktığını sezer gibiyim.
 

    Hutbe tamam olup namaz sona erince pabuçlarına saldıran gence baktım. Huzuru ilâhiye kabul edilmenin şartlarından birinin, Hz Musa’ya
“Ayakkabılarını çıkar!“ diyerek tebliğ edildiğini.

 

Hatta ayakkabılarının Adidas’'tan olup olmadığını düşünmesi gerektiğini söyleyerek, bir muhabbet penceresi açmayı murâd etmiştim.

 

Sola selam vermemle beraber, yerinden fırlayan beşeriyet, bunu fiiliyâta geçirmeye müsade etmedi. 


Musa Tur’a çıkamadı. Zan dağları parçalanmadı. Hızır gemiyi delemedi. İsmail kurban olamadı.vs. vs.


Her cumâ bir kaç kişiyi arayıp hal, hatır sormayı âdet etmenin yanına bir tane daha ekledim artık; en az bir kişi ile Cuma'yı konuşmak, anlamak ve uygulamaya çalışmak.


Salâtınız daim olsun.

 

Tüm Yorumları Göster (0)