Talha Bayraktar

K.KERİM SAYILARI/ NUHUN GEMİSİNE ALINAN ÇİFT HAYVANLAR-2

21 Kasım 2020 / Cumartesi 11:19:56 | YAZARLAR | Talha Bayraktar

“Nihayet emrimiz gelip de sular coşup yükselmeye başlayınca Nuh'a dedik ki: «Canlı çeşitlerinin  her birinden birer çift ile boğulacağına dair  aleyhinde söz geçmiş olanlar dışında aileni ve iman edenleri gemiye yükle!» Zaten onunla beraber pek azı iman etmişti.” (HUD 40)

ÜÇ DAĞ ÜÇ ELÇİ: Allah'ın (c.c.) üç elçisi ile üç dağa ikramda bulunduğunu biliyoruz: Hz. Nûh ile Cûdî'ye, Hz. Musa ile Turu Sina'ya, Hz. Muhammed (s.a.v) ile de Hira dağına…[1]

 

HUD SURESİNDE HZ.NUH: Hud Suresi’nde ilgili ayet-i kerimeler mealen şöyledir: “Nuh'a vahyolundu ki: Kavminden iman etmiş olanlardan başkası artık  sana asla inanmayacak. Öyle ise onların işlemekte olduklarından (günahlardan)  dolayı üzülme. Gözlerimizin önünde ve vahyimiz emrimiz  uyarınca gemiyi yap ve zulmedenler hakkında bana bir şey  söyleme! Onlar mutlaka boğulacaklardır!

Nuh gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler ise, yanına her uğradıkça onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: «Eğer bizimle alay ediyorsanız, iyi bilin ki siz nasıl alay ediyorsanız biz de sizinle alay edeceğiz! Kendisini rezil edecek azabın kime geleceğini ve sürekli bir azabın kimin başına ineceğini yakında bileceksiniz.»

Nihayet emrimiz gelip de sular coşup yükselmeye başlayınca Nuh'a dedik ki: «Canlı çeşitlerinin  her birinden birer çift ile boğulacağına dair  aleyhinde söz geçmiş olanlar dışında- aileni ve iman edenleri gemiye yükle!» Zaten onunla beraber pek azı iman etmişti. 

 Nuh  dedi ki: «Gemiye binin! Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz ki Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir.» Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nuh, gemiden uzakta bulunan oğluna: Yavrucuğum! Sen de  bizimle beraber bin, kâfirlerle beraber olma! diye seslendi. Oğlu: Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım, dedi. (Nuh):  «Bugün Allah'ın emrinden (azabından),  merhamet sahibi Allah'tan başka koruyacak kimse yoktur» dedi. Aralarına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.   

Nihayet,  «Ey yer suyunu yut! Ve ey gök (suyunu)  tut!» denildi. Su çekildi; iş bitirildi; gemi de  Cûdî dağının  üzerine yerleşti. Ve: «O zalimler topluluğunun canı cehenneme!» denildi. Nuh Rabbine dua edip dedi ki: «Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vâdin ise elbette haktır. Sen hâkimler hâkimisin. Allah buyurdu ki: Ey Nuh! O asla senin ailenden değildir. Çünkü onun yaptığı kötü bir iştir. O halde hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim.”[2]

 

MÜMİNUN SURESİNDE HZ.NUH: “Nuh, Rabbim! dedi, beni yalanlamalarına karşı bana yardım et! Bunun üzerine ona şöyle vahyettik: Gözlerimizin önünde (muhafazamız altında) ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap. Bizim emrimiz gelip de sular coşup yükselmeye başlayınca her cinsten birer çift ile, daha önce kendisi aleyhinde hüküm verilmiş olanların dışındaki aileni gemiye al. Zulmetmiş olanlar konusunda bana hiç yalvarma! Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır. Sen, yanındakilerle birlikte gemiye yerleştiğinde: «Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a hamdolsun» de. Ve de ki: Rabbim! Beni bereketli bir yere indir. Sen, iskân edenlerin en hayırlısısın. Şüphesiz bunda birtakım ibretler vardır. Hakikaten biz (kullarımızı böyle) deneriz.[3]

 

KAMER SURESİNDE HZ.NUH VE TUFAN: “Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanladı, hem de kulumuzun yalancı olduğunda ısrar ederek: O, delirdi, dediler. Ve (Nuh, davetten vazgeçmeye) zorlandı. Bunun üzerine, Rabbine: Ben yenik düştüm, bana yardım et! diyerek yalvardı. Biz de derhal nehir gibi devamlı akan bir su ile göğün kapılarını açtık. Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık. (Her iki) su, takdir edilmiş bir işin olması için birleşmişti.     Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik. İnkâr edilmiş olana (Nuh'a) bir mükâfat olmak üzere gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu. Andolsun ki onu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?     Benim azabım ve uyarılarım nasılmış![4]

 

 

 

 

 


[1] İmam Kurtubi, el-Camiuli-Ahkâmi’l-Kur’an

[2] Hud suresi 36-48

[3] Müminun suresi 26-30

[4] Kamer suresi 9-16

Tüm Yorumları Göster (0)