Mehmet Arif Selim
mehmetarifselim@hotmail.com

ÖĞRETMENE DEĞER

14 Eylül 2020 / Pazartesi 16:20:38 | YAZARLAR | Mehmet Arif Selim

Aslında mesele daha genel;sürekli birilerini eleştirmek için bahane arıyoruz,hiçbir şeyden memnun olmuyoruz,sanki biz MÜKEMMELMİŞİZ GİBİ başkalarının mükemmel olmasını bekliyoruz.Bir konuda üçbeş cümle öğrenince o konunun uzmanı gibi davranıyoruz ve herkese herşeyi söyleme hakkımız olduğu yanılgısına düşüyoruz.Bu genel sıkıntıyı öğretmenlere bakışımız üzerinden ele alalım.

    Öğretmenleri sürekli eleştiriyoruz, kendimizce başarısız buluyoruz.İyi de;yıllardır ülkemizde teknolojiler üretiliyor, o teknolojileri üreten, o teknolojilerin yazılımını yapan, başarılara imza atan nice başarılı insanlarımızı bu öğretmenler yetiştirmedi mi?Başarılı  mühendisleri,doktorları, idarecileri, ülkesi için ölümü göze alan askerleri bizim öğretmenlerimiz yetiştirmedi mi? Biz mükemmel mi yapıyoruz yaptığımız işleri ki, öğretmenlerin mükemmel olmasını bekliyoruz?

    Hangi meslek gurubunun içinde kötü insanlar yoktur, bi düşünelim. Öğretmenlerin içinden de kötüler çıkabilir, bunu neden bütün öğretmenler kötüymüş,başarısızmış gibi genelleştiriyoruz ki? Her meslek gurubunda eksiklikler olduğu gibi eğitim camiasının da eksiklikler olabilir mi?Evet.Peki sadece eksikleri görüp, sanki herşey berbatmış gibi davranmanın bu eksiklikleri gidermeye katkısı var mı?

    Koronavirüs salgını döneminde çalışmadan maaş aldılar diyoruz.El-insaf;virüsü öğretmenler mi çıkardı,okulları öğretmenler mi tatil etti, biz çocuklarımızı okullara yolladıkta öğretmenler mi gitmediler,uzaktan eğitimi çocuklarımıza CİNLERmi verdi, okullar kapandı diye maaş almasalardı da        öğretmenlerin çocukları aç mı kalsaydı???

    Tatilleri çok diyoruz.O tatil öğretmen için değil, bizim çocuklarımız için gerekli diye düşünmüyoruz.Hangi çocuk hafta sonunda da,yaz tatilinde de okula gidebilir, buna kafa dayanır mı diye düşünmüyoruz.Ayrıca her mesleğin çalışma şartları vardır ve herkes bunları bilerek tercihini yapar.Öğretmeni eleştirip çok tatil yaptığını söyleyenler de öğretmen olsaydı da çok tatil yapsaydı. Öğretmenler o mesleğe torpille, rüşvetle sahip olmadılar;yıllarca emek verdiler, sınavdan sınava koştular.Kendilerini eleştirenler kafelerde, sahillerde manita peşinde koşarken onlar ders çalıştılar.O zaman hiç kimse,:Bunlar az tatil yapıyor, az geziyor diyor muydu?

   Kanuni Sultan Süleyman'a bir hat sanatkarını şikayet etmişler:'Sultanım bu adam caminin yazılarını 10 dakikada yazdı 40 altın ücret istiyor' demişler.Padişah sanatkarı huzuruna çağırdığında herkes O'nu fırçalayacak diye bekliyormuş ama, Kanuni adama 40 altın değil fazlasının verilmesini istemiş ve şöyle demiş:'Evet,o yazıları 10 dakikada yazdı fakat,o yazıları 10 DAKİKADA YAZABİLMEK İÇİN 10 YIL UĞRAŞMIŞTIR.' Evet öğretmenler fazladan  1,5 ay tatil yapıyor ama, o fazladan tatili yapmak için en az 15 yıl emek verdiler, unuttuğumuz nokta bu.

    Hz.Ali ;'Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum' demiş.Biz ise çocuklarımızı yetiştiren öğretmenlerimizi yerden yere vurmak için bahane arıyoruz.Öğretmenin itibarı azalırsa bunun bizim çocuklarımızın geleceğini olumsuz etkileyeceğini anlayamıyoruz.

      Kötü örnekleri ve yanlışları dilden dile yayıp, iyi örnekleri ve fedakarlıkları görmezden geliyoruz. Örneğin;Geçen yıl yaşanan depremde, kendi okulundaki öğrencileriyle uğraşan,az ötedeki okulda bulunan kendi çocuğunun durumunu ancak 2,5 saat sonra öğrenme girişiminde bulunan bir fedakarlığı neden görmek istemeyiz.Çoğumuzun çocuğunun burnunu silmiş,cebine harçlık koymuştur öğretmeni.Mecbur olmadığı halde,çocuklarımızla çoğu zaman bizden çok ilgilenen öğretmenleri neden yok sayarız ve bunun bize ne faydası olur ki?

     Bu salgın sürecini bir düşünelim:En kıymetlilerimiz olmalarına rağmen, çocuklarımız evde diye kafamız şişmiyor mu, bunalmıyor muyuz?Üstelik evimizde 2,3 çocuk var.Peki sabahtan akşama kadar bu öğretmenler yüzlerce çocukla nasıl uğraşıyor diye söylenmiyor muyuz?Çocuklara bir şey öğretmenin ne kadar zor olduğunu, hele davranış kazandırmanın çok daha zor olduğunu, evde oldukları bu süreçte görmedik mi?Okullar açılsın diye dört gözle beklemiyor muyuz?

     Dürüst, hakkaniyetli ve vefakar olalım. Birilerini eleştirerek biz yücelemeyiz.Emeğe, bilgiye, birikime, bizi yetiştiren öğretmenlere saygı duyalım.Maalesef belli konuma gelmiş;gazeteci, idareci, avukat,vb meslek sahibi olmuş olanlardan da yapıcı şekilde olmayan eleştiriler yapılıyor eğitim camiasına.O zevata sormak istiyorum: BEYLER SİZİ KİM YETİŞTİRDİ, UZAYLILAR MI yoksa CİNLER Mİ?

     Bazı mesleklerin saygınlığıyla oynamayı alışkanlık eden, bunu bilerek yapan art niyetlilerin gazına gelmeyelim,insanların ve mesleklerin saygınlığıyla oynamanın kimseye faydası olmaz.(Daha güzele ulaşmak için yapılan iyi niyetli ve incitici olmayan eleştirilere sözüm yok.Eminim ki öğretmenlerimiz de açıktır bu tip eleştirilere)

    GOGIL ALİMİ ukalaların, emeğe saygısı olmayan vefasızların ve kötü niyetlilerin inadına;Ellerinden öpüyorum tüm öğretmenlerimin ve saygılar sunuyorum tüm öğretmenlerimize.İyi ki varsınız.

Tüm Yorumları Göster (0)