Gürkan Demir

YORULDUM

20 Kasım 2018 / Salı 17:36:08 | YAZARLAR | Gürkan Demir

Yoruldum..
Sırtımda bir bakış taşıyorum
Terimi gözlerimden siliyorum
Elinle tutup kokunu verdiğin elimle
Mendil gibi..
Yoruldum..
Rüzgarın savurduğu bitkin yaprak gibi
Ve titreyen lamba gibi titrek..
Sadece yoruldum.
Tutundum içimden gelip geçenlere
Delip gidenlere.
İki kayıp parçanın yanlış eşleşmesindeki gizeme..
Olsa da olur, ya olmazsa?
Olmasa da olur ama ya olursa?
Gelmedi zamanı,
Henüz ayağımı mayın sarmadı.

Yoruldum..
Beklemekten özrü kabahatinden aceleci olanları
Gözlemekten yolunu hatasından dönenleri
Ne güzel bir dönüş, anlamlı
Gurur,
Bir o kadar da iğrenç olmalı..

Yoruldum
Hayatıma müdahil olmakta ısrarlardan
Truvalarla kapımda şirin durmalardan..

Anlaştık
Hayat, sen orda dur.
Orda kendi başına otur
Madem aldın tüm heyecanımı
Benden alanlara da vur
İçimi acıtan şu hafif esinti ile
Yüzümden aldığın acıları ağaçlara yükle
Onlar da buluta söylesin ağıtlarını
Yağmur olup anlatsınlar kayıplarımı..

Yorgunum..
Arsız değilim
Dargın bir gölgeyim belki
Güneşi benden saklayanlara tepki.
Bir ışık dolsun kalemime
Bir Aşık.
Yazan O olsun
Yazılan aşk
Ve ikisi de ezelden tanışık.
Ne güzel olurdu bir yorgun olmasam
Çıkıp kırlarda ben seni toplasam
Bakışlarını hatırlatsa gökyüzü
Sesini anımsatsa kuşlar..
Ne olurdu yorgun olmasam..
Ne var ki yorgunum..
Yordular..
Reddedildim kucaklaşmaların ana sıcaklığından
Artık her kucak bir şüphe soğuğu
Mezar gibi.
Birileri mutlu olmalı
Yorgunlukları devredildi.. 
Kim bilir yorgunluğum onların laneti. 

Hayli yorgunum
Alt üst oldu düşüncelerim
Değerlerim
Yavru bir fildi, şirindi dükkanımda beslediğim 
Ne zaman da büyüdü tarumar ediverdi değer verdiğim;
Şimdi müflis bir züccaciyeciyim.

Şimdilerde tuhaf bir ağrı var, yorgunluktan sanırım
Uyudum belki dönerim dedim
Yine sana uyanamadım.
Ne tuhaf, hayat bir kurguymuş ya
Ayamadım.

Derin tansiyon bu
Çukurdan da çukur
Mecalim kalmadı, yok denecek kadar
Yukarı inebilmişim, çukurdu, şimdi mezar. 
Zemin pansiyon
Yatay protesto
Yorgun parodi
Dilim lal, bu suskun melodi
Benim
Sapına kadar benim 
Baltası ben olamadım
Kesemedim, bana düşman kesileni
Sevemedim seviyormuş gibi. 

Yorgunum 
Azrail tüm şehri almış da
Beni mezar kazma memurluğuna atamış gibi
Öyle yorgun kollarım
Gömüyorum.. 
Boş kaldıkça yaşıyorum.

Tüm Yorumları Göster (0)