Murat Altın'ın köşe yazısı...

Merhaba İnegöl'ün güzel insanları! 

İnegöl'ün tarih ve kültürüne dair yazılarımıza bu hafta da devam ediyoruz.
 

Bir zamanlar, İnegöl kasabası, doğanın  oluşturduğu iki dere arasında, insan eliyle oluşturulmuş yapay bir tepe üzerine kurulmuş.

Bu tepe, bugün bile kasabanın kalbinde, Merkez Belediye binası arkasında yükselen, halk arasında "yokuş" diye anılan İnegöl ovasındaki tek tepedir.

İnegöl kasabasının bu özgün yapısını daha da ilginç kılan ise, Bedre ve Hoca Köy Dereleri'nin varlığı. Bir zamanlar şehir merkezinden geçen bu dereler, şehir merkezine batı ve doğu yönünde bir hat çiziyordu. Sonraki yıllarda yönleri değiştirilerek şehir dışına alınan bu iki dere bugün şehri dışarıdan kuşatan birer su yoluna dönüşmüş durumda.

İnegöl'e herhangi bir yönden gelmek isteyenlerin, geçmişte bu dereler üzerinde kurulu köprülerden geçmesi gerekiyordu. Söz konusu köprüler, İnegöl'ü adeta bir ada gibi çevreleyen su yollarının üzerinde, şehre girişin anahtarları gibi dururmuş.

Bu tarihi köprülerden geçiş, sadece bir ulaşım meselesi değil, aynı zamanda bir güvenlik ve kontrol noktası işlevi de görürmüş.

Halk arasında "Honta" olarak bilinen bu köprüler, aslında "Hundgâr" kelimesinin zamanla dönüşüme uğramasıyla ortaya çıkmış bir isim. Bu isim, bölgenin siyasi otoritesini simgeleyen bir terim olup, İnegöl'ün geçmişteki sosyal ve ekonomik yaşamının can damarını oluşturan yolların kontrolü anlamına gelir. Hundgâr, Hüdavendigâr ve Hünkâr sözcükleri bu anlamda aynı köktendir.

Bu bağlamda, İnegöl'ün tarihi yollarına dair en çarpıcı özellik, belki de Ulu Yol'un varlığıdır. Bu yol, tarihi İpek Yolu'nun İnegöl bölgesine uzanan bir kolunu oluşturur ve bölgenin dış dünyaya açılan kapısıdır.

Kurşunlu, Eymür ve diğer köylerden geçen bu ana yol, Kozulca Köyü'nde ikiye ayrılarak Bursa ve Yenişehir'e doğru farklı güzergahlar sunar.

Ulu Yol üzerinde yer alan Ahî Derbendi, Akbıyık Derbendi gibi geçitler, bu yolun stratejik önemini daha da artırır.

Her biri bir kontrol noktası görevi gören Honta köprüleri ile donatılmış tali yollar, İnegöl'ün çevre köyleriyle bağını güçlendirir. Kurşunlu beldesi ise, bu yolların kesişme noktasında, İpek Yolu ile Ulu Yol'un buluştuğu kritik bir duraktır.

İnegöl ve çevresindeki bu tarihi yollar, sadece bir ulaşım ağı değil, aynı zamanda kasabanın sosyal ve ekonomik hayatının şekillendiği, geçmişle günümüz arasında bir köprü görevi gören yaşayan miraslar.

Bir sonraki yazımızda, bu sırlı yolların daha derinlerine yolculuk yapmaya devam edeceğiz. İnegöl'ün yolları, anlatılmayı bekleyen hikayelerle dolu.

Sıradaki yazımızda görüşmek üzere!

Yaşam sevinciniz eksik olmasın!