Recep Akakuş yazdı

ŞADGELDİ AİLESİNDEN ÎSÂ BEY:  Amasya sancakbeyi Şehzâde Beyazıt’ın, 1389 yılında Kosova’ya götürdüğü Amasya’nın seçkin beylerinden biri de Şadgeldi ailesinden Îsâ Bey’dir. Îsâ Bey’e de Yahşî Bey gibi İnegöl coğrafyasında yer alan bir köyü, Yıldırım Beyazıt, dirlik olarak tahsis etmiştir.İnegöl’e mücavir bir alanda yer alan bu köy, dirlik sahibi Îsâ Beye izafeten “Îsâ Ören” ismi ile şöhret bulmuştur. Îsâ Bey, Yahşî Bey ve Hoca Fîrûz Bey ile birlikte Ankara Çubuk Meydan Muharebesi’ne katılmışlardır. Mağlup olup Timur’a esir düşen Yıldırım Beyazıt’ı, kurtarma operasyonuna katılmışlardır.

Tıpkı Hoca Fîrûz Bey ve Yahşî Bey gibi Îsa Bey de yakalanarak Timur tarafından imha edilmiştir. Timur, oğlunun komutasında Bursa ve İnegöl coğrafyasına gönderdiği askerî birlikler aracılığı ile geniş tahrîbât yaptırmış; her tarafı yağma ettirerek Yıldırım Beyazıt’n Bursa’daki sarayına ve de hazinesine el koydurtmuştur.Hiç şüphesiz bu yağma hareketinden İnegöl coğrafyasında dirlik sahibi olan Yahşî Bey, Hoca Fîrûz Bey ve Îsâ Bey aileleri de Yıldırım Beyaazıt’ın yakınında yer alan bey aileleri olarak , en ağır baskıya marûz kalmışlardır.

Îsâ Bey’in oğlu İbrahim Ağa, babası Îsâ Bey’in ölümünden sonra “Îsâören köyü”nü, dirlik sahibinin oğlu sıfatıyla yıllarca kullanmıştır; oğlu İshak Paşa’yı, Amasya muhafızı Yergüç Paşa’nın maiyetine vererek onun, kuvvetli bir maliyeci olarak yetişmesini sağlamıştır. İshak Paşa, Amasya’da Yergüç Paşa’nın maiyetinde yetiştiği için babası İbrahim Ağa‘ya değil de dedesi Îsâ Bey’e nisbet olunarak “Îsâbeyzâde İshak Paşa“ olarak şöhret bulmuştur.

Halbuki İnegöl coğrafyasında İshak Paşa ailesi, “İbrahimzâdeler” diye anılmıştır. Dikkati çeken bir diğer husus da İshak Paşa’nın hanımı Sultan Hatun’un durumdur . Tâcünnisâ Sultan Hatun, Kastamonu Beyi İsfendiyar Bey’in kızıdır . Bir diğer ifade ile Tâcünnisâ Sultan Hatun’un babası İsfendiyar Bey’in, sıhriyet bağı yolu ile Amasya imareti ile ilişkisi vardır.İşte bu nedenle Yergüç Paşa’nın maiyetinde çalışan İshak Paşa’nın, İsfendiyar kızı Sultan Hatun ile tanışması zor olmamıştır.

Vezaretten azledilen Yergüç Paşa, Amasya’ya dönünce Îsâbeyzâde İshak Paşa da maiyetinde çalıştığı Yergüç Paşa ile birlikte Amasya’ya dönmüş ve onun, Amasya’da başlattığı “cami merkezli” geniş külliye inşaatı ile ilgili çalışmaları yönlendirmiştir.Fatih Sultan Mehmed’in, Trabzon seferine çıktığı 1461 yılına kadar İshak Paşa, Amasya’da yaşamıştır. Bu nedenle Amasya Tarihi yazarı Âbidzâde Hüseyin Hüsameddin Efendi, İshak Paşa’yı Amasya’lı olarak kabullenmektedir. Gerçek şu ki: İshak Paşa, aldığı davet üzerine 1461 yılında Ankara’ya gelmiş ve Fatih Sultan Mehmed tarafından Anadolu Beylerbeyliği’ne atanmıştı. Bundan sonraki yıllarda Îsâbeyzâde İshak Paşa, bir daha, Amasya’ya dönmemiştir. Eşi Tâcünnisâ Sultan Hatun ile birlikte baba ocağı olan İnegöl’e yönelmiştir. Fatih Sultan Mehmed’in, 1461 yılında Kastamonu ve Sinop beyi olan İsmail Bey’in elinden bu yöreyi, kansız bir şekilde aldıktan sonra ona: Yenişehir, Yarhisar ve İnegöl’ü, dirlik olarak, tahsis edince, İshak Paşa’nın hanımı, Sultan Hatun, İnegöl’deki oturumunu kesinleştirmiştir . Çünkü Tâcünnisâ Sultan Hatun, İnegöl’ün yeni dirlik sahibi İsmail Bey’in halasıdır. İshak Paşa’nın eşi ve İsmail Bey’in halası olarak İnegöl’e kesin olarak yerleşen Tâcünnisâ Sultan Hatun, İnegöl’de oturmayı tercih etmiştir.

Memuriyeti dolayısı ile eşi İshak Paşa, Anadolu ve Rumeli’de birçok yerde görev üstlenmiş ise de Tâcünnisâ Sultan Hatun, İnegöl’den ayrılmamıştır. İshak Paşa’nın, cami-medrese-kervansaray-hamam-dükkân ve türbeden oluşan geniş ve muhteşem hayrî tesislerinin, İnegöl kasabası’nda kurmasının sebepleri arasında -her halde- eşi Tâcünnisâ Sultan Hatun’un, cazibeli kişiliğinin yanı sıra ikāmet yeri olarak İnegöl’ü tercih etmiş olmasıdır.Sebep ne olursa olsun Amasya coğrafyasında “Şadgeldi“ ve İnegöl coğrafyasında “İbrahimzâdeler” unvanı ile anılan İshak Paşa ailesi, en büyük hayrî tesislerini, Tâcünnisâ Sultan Hatun’un ikāmet yeri olarak seçtiği, İnegöl’de inşâ edip halkın hizmetine sunmuştur.