Recep Akakuş yazdı

Fatih Sultan Mehmet Hân’a gelene kadar geçen dönemde yönetim başında bulunan ilk altı Osmanlı hükümdarı, vefat ettiklerin de Bursa’da inşâ ettirdikleri türbelerine defnedilmişlerdir.

Özellikle Sultan II. Murat’ın inşâ ettirdiği Muradiye Külliyesi’nin haziresi’ne , başta Fatih Sultan Mehmed’in validesi Hümâ Hatun olmak üzere, hânedâna mensup kadın-erkek birçok kişi defin edilmiştir.

Söz gelimi : Fatih Sultan Mehmed’in oğullarından Şehzâde Mustafa ile Şehzâde Cem, Sultan II. Murad Külliyesi’ne defin edildikleri gibi Sultan II. Beyazıt’ın oğullarından Şehzâde Abdullah, Şehzâde Şehinşah ve torunu Şehzâde Mehmet de yine bu külliyede yer alan türbelere defin edilmişlerdir.

KASIM EFENDİ’NİN BURSA’DAKİ GÖREVİ

İnegöl’de adına tekke ve zaviye yapılmış olan “Cevahirü’l-Ahbar” kitabının yazarı Noktacı Kāsım Efendi, Sultan II. Murat Külliyesi’nde yer alan şehzâde türbe vakıflarının yönetim ve denetimini üstlenmiştir.

Osman Gâzî’nin ağabeyi Savcı Bey’in soyundan gelen ve hânedâna bu yolla akraba olanlar başta olmak üzere ; Sultan II. Murad’ın zevcelerinden İsfendiyar Bey’in oğlu İbrahim Bey’in kızı Hatice Âlime Hatun gibi hânedâna mensup hatunlar da Bursa Çekirge-Kükürtlü’de tesis olunan ‘‘ Havâ- tîn = Kadınlar Mezarlığı”ndaki türbe ve kabirlere defin edilmişlerdir .

1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Kastamonu ve Sinop, kan dökülmeksizin, fethedilince Kastamonu Beyi İsmail Bey’e Fatih Sultan Mehmet Hân, başta İnegöl olmak üzere ; Yenişehir ve Yarhisar’ı dirlik olarak ihsan eylemiştir.

Âlim ve de bilgin bir kişi olan İsmail Bey, aile efradıyla bu yöreye, gelip yerleşmiştir. Ancak kardeşi Kızıl Ahmed, Fatih tarafından kendisine dirlik olarak verilen Bolu Sancak Beyliğini yeterli görmeyip –siyaseten Fatih’in rakîbi olan Uzun Hasan’a iltica edince ; bu durumdan İsmail Bey, çok tedirgin olmuş ve Fatih Sultan Mehmet Hân’a ,re’sen, müracaat ederek kendisine Rumeli’de yeni bir dirlik tahsis edilmesini talep etmiştir.

Yapılan bu talep kabul edilmiş ve İsmail Bey’e, Rumeli’de Filibe şehri ve yakın civarı, dirlik olarak tahsis edilmiştir.

TÂCÜNNİSÂ SULTAN HATUN İNEGÖL’DEN AYRILMADI

Dikkati çeken husus, İsmail Bey, İnegöl yöresinden ayrılmakla birlikte halası ve İshak Paşa zevcesi Tâcünnisâ Sultan Hatun İnegöl’den ayrılmamıştır.

1461 yılında Anadolu beylerbeyliğine getirilen İshak Paşa, 1466 yılında vezaret pâyesi almış; 1469 yılında da sadrazamlığa getirilmiştir.1469-1471 yılları arasında sadaret makamında bulunan İnegöl’lü İshak Paşa, bu süre zarfında -medrese bölümü hariç- İnegöl’deki muhteşem imaretini inşâ ettirerek hizmete açmıştır.

2 KUBBE PLANLANMIŞTI BİRİ YAPILMADI

1396 yılında Yıldırım Beyazıt ( 1389- 1402) tarafından gerçekleştirilen Niğbolu Savaşı’ndan sonra İnegöl’de inşa ettirilen Cuma Camii ile İshak Paşa tarafından inşa ettirilerek halkın hizmetine sunulan İnegöl Çarşı Camii, 1876 yılında Sultan II. Abdülhamit (1876- 1908) tarafından, önce mazbut vakıflar arasına alınmış ; ardından da onarılmıştır. Aynı yıllarda Cuma Camii de aşağıda yer alan plana göre tadil edilerek kubbeli bir şekilde yeniden inşa edilmiştir. Tadilat projesinde yapımı ön görülen 2 kubbeden, sadece biri yapılmış ikincisi yapılmamıştır.